Şikayetim Var
Özel Haberler
Haftanın Gündemi
Üyelik
Mutfak
Hava Durumu
Haftanın Okunanları
Çok Okunanlar
Yorumlananlar
Yazar Yorum Hattı
Anket

Referandumda Ne Diyeceksiniz ?

Evet(31%)
Hayır(57%)
Karasız(10%)

 
11286 kişi oyladı.
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi defterine mesaj yazmak için tıklayınız.
Gönderen
Adalet Ahat
Mesaj
From: adalet_ahat@live.de To: denizli@denizli.bel.tr Subject: Sikayet ve Temenni! Date: Sun, 1 Aug 2010 18:54:51 +0200 Sayin Yetkililer, öncelikle Denizliye vermis oldugunuz Emek ve Hizmetler icin Tesekkür eder,Calismalarinizda Basarilar dilerim. Denizlide Yillik iznimi gecirirken hem Denizlinin gelismesine,hemde vermis oldugunuz Hizmet ve Calismalarinizi görünce cok sevindim. Yanliz iki noktayi deginmedende gecemeyecegim.Bu iki nokta zandedersem sizide yakindan ilgilendirir. Efendim tarafiniza Saygi ile arz ediyorum. 1.) Denizlide Misafirlerimizle Denizlinin göbegi olan Cinarda tarafinizdan Ruhsat verilmis olan "Serife Baci" Börekcisinde Kahvalti yaptigimizda Lavabo ve WC ihtiyacimiz olunca bize karsidaki "Camii" leri gösterdiler.Lütfen bana izah edermisiniz bu nasil oluyor.Denizlinin en Merkezi yerindeki bir Isletmenin Tuvaleti ve Lavabosu olmadigi halde "Ruhsat" verilmis.Bu sizin baslatmis oldugunuz Hizmet ataklarina hic yakismiyor ayrica zandedersem mantik olarakda aciklanmasi zor bir Olay,20 Masasi olan bir Islet- menin Tuvaleti yok !!!!Belediye Binasinada 100 metre mesafede,Denizlinin en islek yerinde.O zaman Büfe olarak Ruhsat verilsin ve Hizmetini öyle versin.Bu Size ve Denizliye yakismayan Kocaman bir "AYIP"!!!! Hem sizi hemde Hizmet veren Isletmeyi KINIYORUM!!!!!! 2.) Denizli Camlikda Belediyenin Hizmet veren " Hayal Kahvesi" bir isletmesi var.Son Aksam (29.07.2010) yine misafirlerimle Isletmenizde Aksam Yemegi yedik ( 9 Kisi ). Menüyü inceleyip Yemeklerimizi siparis verdikden sonra Menüde Yazili olarak "Salata ve Cay Ikramimizdir" yaziyor ve her Menüde yer aliyor.Ben cok ince bir Düsünce diye takdir ettim.Ama daha sonra Hesabi ödedigimde gördümki Hesaba bunlar dahil edilmis.Parasindan degilim (150 Milyonu ödeyen Cayida öder) Ama az önce Menüde okudugum cümleyi takdir ettigimden dolayi Hesabi alan Görevli Ar- kadasa sordum neden Hesaba dahil edildigini ve Menüde bunlarin "Ikram " olarak belirtildini hatirlat- tim Malesef hic bir tepki alamadim Israrla 5 defa sordugumda bana verilen cevap aynen söyleydi "Bey Efendi burada belirtilmemis almak zorundayim" Soruyorum size bu bir Göz Boyamami yoksa Insanlari Aptal yerine koymakmi yada bu gercekden " Ikram" olup tahsil edilen Para kacak olarak "Cebe" mi indiriliyor. Bu Konudahem sizi hemde hizmet veren Isletmenizi "KINIYORUM"!!!! Umarimki Cagdas Belediyecilik anlayisiyla bu yazimi okuyup Degerli Zamaninizdan birazcik ayirip cevap verirsiniz. Biz Vatandas olarak bunlari size bildirmedikce sizde Hizmet Kalitenizi yükseltemez ve Hatalari giderezsiniz "Hatalar yapilmak icin vardir ama önemli olan yapilan Hatalardan bir sey ögrenmektir ders almakdir" diyerek Yazima son veriyorum. Calismalarinizda Basarilar diler Saygilarimi sunarim. Adalet Ahat Aschenbrenner str.12 80933 München/ Almanya
Gönderilme Tarihi :
06.08.2010 21:45:06
Gönderen
Sevinç İslamoğulları
Mesaj
03.02.2010 tarihinde HS Grup’ta çalışan Suat Şahin tarafından arandım. Kendisi bana HS Kartı tanıttı içeriklerinden bahsetti paketin içinde ayrıca ücretsiz 2 yıllık S-Line güvenlik kurulumu ve hizmeti olduğunu söyledi. Ben de kendisine evimde baksa bir güvenlik firması kurulu olduğunu güvenlik hizmetine ihtiyacım olmadığını söyledim bunun üzerine kendisi S-Line güvenlik hizmetinin paket içerisinde olduğunu bu durumda istersem başka bir yere taktırabileceğimi belirtti. Kendisine en az 10 kez 2 yıllık S-Line paketi için gelecek yıl HS kartı almasam bile ödeme yapıp yapmayacağımı sordum bana ikinci yıl herhangi bir ödeme alınmayacağını defalarca tekrarladı. Bunun üzerine bu koşullar altında bu üyeliği satın aldım ve kartımdan taksitli olarak 790TL çekildi ve S-Line paketini bir arkadaşımın evine kurdurttum. Üyeliğim ve taksit ödemelerim devam ederken 26.06.2010 tarihinde HS grup muhasebe olduğunu söyleyen bir bayan beni aradı ve kartların isminin değiştiğini yeni kartları adresime yollayacağını ve 790 TL’ nin çekileceğini söyledi ben de zaten ödemelerim devam ettiği için “zaten ödemelerim devam ediyor tabi ki onaylıyorum” dedim. Bu arada bu kişi bana gelecek sene S-Line paket ödemesinin de aynı karttan mı çekileceğini sordu. Ben de kesinlikle ikinci yıl S-line için herhangi bir ödeme yapmayacağımı bunu en az on kez bana kartı çeken kişiye sorduğumu söyledim. Bunu tekrar arayıp müşteri temsilcim ile görüşmeme gerektiğini ama ikinci yıl kesinlikle ödeme yapmam gerektiğini söyledi. O sırada şehir dışında bulunduğum için dönünce yaklaşık iki hafta önce HS Grup’u aradım ve Didem Hanım ile görüştüm. Kendisi bana ikinci yıl ödeme olduğunu hatta iki paketim olduğunu söyleyince iyice şaşkına döndüm çünkü bana üyeliğimin 6.ayında iken kartların ismi değişiyor diyerek laf kalabalığı ile aynı özellikte ki yine HS Grup’a ait med-power üyeliği de sözde satılmış ve kartımdan çekilmiş olduğunu öğrendim. Ben henüz ilk kartı hiçbir şekilde kullanmamışken aynı özellikteki ikinci bir kartı neden alayım ki? Ve ne amaçla bu kartı satma ihtiyacı duyuyorlar bu da ayrı bir konu. Kartlarınızın ismi değişiyor denmesi başka bir şey başka bir paketimiz daha var satın almak ister misiniz denmesi başka bir şey. O gün içerisinde Didem Hanım’dan bir dönüş bekledim ama bana dönmediği gibi defalarca arayıp çeşitli insanlara hatta en yetkili olduğu söylenen Fatma Demir’in asistanına da not bırakmış olmama rağmen firmadan bana kimse dönmedi. Ben de kredi kartımın sahibi olan Garanti Bankası’na giderek haklarında hileli çekimleriyle ilgili suç duyurusunda bulundum. Nihayet 20.07.2010 tarihinde beni firmanın kredi kartları ile ilgili departmanından Aslı Hanım aradı ve Med-Power üyeliğimin iptal edileceğini ve kartıma iade yapılacağını belirtti. Kendisine de belirttiğim üzere firmalarına ait tüm çekimlerin iadesini, adresime gönderilmiş olan tüm HS Group (S-Line) ve Med-Power kartlarının iptalini, S-Line güvenlik paketinin acilen sökülmesini istedim. Bana söylediği cevap şu oldu arkadaşımız size ikinci yıl ödeme yapmayacaksınız demiş olabilir ama siz S-Line sözleşmesini imzalamışsınız. Aslı Hanım’a sorduğum soruyu size de sormak istiyorum; bu firma telefon yolu ile satış yaparken telefonda istediği şekilde yalan söyleme hakkına sahip midir? “Müşteri bize güvenip okumadan imzalarsa tamamdır kime ne yutturursak” diye mi düşünüyorlar ve bu yasal mıdır? Bu şekilde satışın tüketici haklarına aykırı olduğunu, hileli satış yaptıklarını eminim kendileri de biliyorlardır. Fatma Demir’e ve müşteri ilişkilerine atmış olduğum maile istinaden 26.07.2010 tarihinde beni yine Didem Hanım aradı ve yine aynı şeyi söyledi Med-Power üyeliğiniz iptal edilmiştir ama S-Line üyeliğiniz siz imzalamış olduğunuz için iptal edilemez. Eğer sözleşmeyi imzalamasaydınız üyelinizin 11.ayında S-Line paketini ikinci yıl istemediğinizi belirterek ikinci yıl kullanmayabilirdiniz ama şu anda iki yıllık sözleşmeyi imzaladınız. Bir süre sonra Betül Hanım diye birisi aradı o da aynı şekilde bizim telefon satışımızda sorun yok imzalamasaydınız dedi. Telefonda bana satışı yapılan sağlık hizmeti 1 yıllık ve sözde içinde bulunan S-Line güvenlik hizmeti 2 yılık ücretsiz olarak bildirildi. Defalarca kez ikinci yıl ödeme yapmayacağım söylendi, herhangi bir şekilde 2.yıl S-Line için ücret ödeyeceğim ama istersem bunu üyeliğimin 11. ayında iptal ettirebilme şansım olduğu bir konuşma geçmedi. Zaten ikinci yıl ücretli olduğu söylenmiş olsaydı kesinlikle kabul etmezdim. Bu firma telefonda yaptığı satıştan sorumlu değil mi? Suat Bey’in ne dediği bu satışı nasıl yaptığı hangi yalanlarla dolanlarla beni kandırıp sonra bana iki yıllık sözleşmeyi neden gönderdiğini bu firmadan açıklayacak kimse yok mu? Kendilerine atmış olduğum mailde de yazdığım gibi eğer tüm üyeliklerimi iptal edip paramı iade etmezlerse telefon görüşme kayıtlarını avukatım aracılığı ile isteyeceğimi ve haklarında dolandırıcılık davası açacağımı belirttim. En son bugün Betül Hanım kayıtları kaybetmiş olabileceklerini de söyledi. Bu firma hakkında herkesi uyarmak istiyorum. Kesinlikle S-line üyeliğimin de iptal edilmesini, kartıma iade yapılmasını, arkadaşımın evine kurulmuş olan S-Line’ın acilen sökülmesini istiyorum. Yardımlarınızdan dolayı şimdiden teşekkürler. Saygılarımla, Sevinç İslamoğulları
Gönderilme Tarihi :
27.07.2010 02:21:20
Gönderen
cemal altıntaş
Mesaj
özelleştirme yargı kararları ne oldu Özelleştirmelerde göz yaşları var Özelleştirmelerle ilgili iptal kararları ülkemizde neden se uygulanmıyor Türkiye’de piyasacı zihniyetin iktidarı güçlendikçe, yargının özelleştirme uygulamalarına karşı aldığı kimi kararlarla kimse ilgilenmiyor. Yargı kararlarını önemsememe, daha öncesinde de yaşansa bile,bu dönemde bir kural haline geldi ve uygulanmayan Danıştay kararlarının sayısı yüzlerle ifade edilir oldu. Beş yılı aşkın umursanmayan iptal kararı:Eti Alüminyum tesisleri, 25 Temmuz 2005 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile CeKa A. Ş.’ye devredildi, ancak bu işlem, Danıştay 13. Dairesi tarafından satışta kamu yararı bulunmadığı gerekçesiyle iptal etti Danıştay kararlarının 30 gün içinde uygulanma mecburiyeti olmasına rağmen, Seydişehir tesisleri konusundaki kararı umursayan olmadı. Kararın üzerinden neredeyse beş yıl geçmiş olduğu halde, Eti Alüminyum’un geri alınması için hiçbir girişimde bulunulmadı. Danıştay, özelleştirmenin iptal istemini görüşmeye başladığı tarihte de olası zararların önüne geçilmesi için bir yürütmeyi durdurma kararı almış, bu karar da uygulanmamıştı. Danıştay’ın iptal kararı alındığı tarihte MMO Başkanı Cemalettin Küçük, konuyla ilgili soruya, “eğer karar uygulanmayacaksa, Danıştay’a ne gerek var? Eğer yargı kararları uygulanmayacaksa, o zaman bu insanların çıkıp Danıştay’ı da kapatmaları ve ‘biz bu ülkeyi padişahlıkla yönetiyoruz’ demeleri uygun olur” cevabını vermişti. uygulanmayan yargı kararları listesinde, yüze yakın kalem bulunuyor. Seydişehir Alüminyum yanı sıra; Kardemir, Petkim, Tüpraş, İskenderun, Mersin, Giresun, Hopa, Ordu, Rize, Sinop ve Tekirdağ limanları, 16 Orman Ürünleri Sanayi işletmesi ve 14 Sümer Holding işletmesinin özelleştirmesi hakkında Danıştay tarafından verilen özelleştirme karşıtı kararların hepsi göz ardı edildi ve uygulanmadı. Bergama Ovacık’taki altın madeni, Danıştay’ın kapatma kararına rağmen, imar planı değiştirilerek kitabına uyduruldu. Albayraklar’a satılan Seka fabrikası, satışın iptalindan ancak 3 yıl sonra geri alındı. İzmit, Adapazarı ve Baymina doğalgaz çevrim santrallerine ilişkin yürütmeyi durdurma kararları, önce “elektrik sıkıntısı başgösterir” gerekçesiyle geçiştirildi, ardından Meclis’ten işi kitabına uyduran bir kanun çıkartıldı Anlayacağınız… Özelleştirmelerde Akan gözyaşlarının hepsi eşit Yüksek mahkeme kararlarını Rafa kaldırılmakla bitmiyor iş… Çünkü bu hikâyede gözyaşları var. Çünkü bu hikâyenin kurbanları, Eş ve çocuklar oldu Halkın her kesimini direk etkiledi O yüzden,Hukuk kararlarına biraz daha hassasiyet gösterilmeli Çünki;’Hukukun olmadığı yerde hak ve özgürlük’’ olamaz
Gönderilme Tarihi :
09.07.2010 20:47:32
Gönderen
hilal kalafat
Mesaj
PKK Silvan'da karakola saldırdı 21 Haziran 2010 Pazartesi 20:45 Silvan'ın Çatakköprü Köyü'ndeki jandarma karakoluna saat 20.00 sıralarında taciz ateşi açıldı.
Gönderilme Tarihi :
22.06.2010 12:28:39
Gönderen
muhammetaydoğdu
Mesaj
akis haberi merkez ilçe başkan yardımcısı olarak çiddiye aldığım ve haberlerine itina ile izlediğimi belirtirr tertip komitesinde bululunduğumu hatırlatır defalarca fotoğrafımızı çektiğinizi bi şahit olup sitenizde tertip komitesinin fotoğraflarının olmamasını yadırgadımmm saygılarımlaaa
Gönderilme Tarihi :
17.06.2010 23:09:38
Gönderen
Ercan LEKA
Mesaj
•Gün Sazak ve Şehitlerimizi Anma Günü Türk milletinin birliğine ve ebedi varlığına kararlılığı, cesareti ve imanıyla bağlı, abide ülkü neferimiz merhum Gün Sazak Bey’i şahadetinin 30. yıldönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz. Gün Sazak değerli bir devlet adamı, maneviyat dolu bir milliyetçi ve davasına iman etmiş bir ülkücüydü. Bu özellikleriyle siyasi hayatı boyunca Aziz Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’in en yakın çalışma arkadaşlarından birisi olmuş, Milliyetçi Hareket’in çileli, meşakkatli ve şanlı tarihi içerisinde, ülkücülük davasının abideleşen isimleri arasındaki müstesna yerini almıştır. Gün Sazak Bey, merhum Alparslan Türkeş’le tanışmasından sonra, siyasi ve fikri mücadelesini MHP çatısı altında sürdürmüştür. Maddi ve manevi olarak ülkücü camiaya büyük fedakârlıklar yapmaktan kaçınmayan Gün Sazak, şahsiyeti, fikirleri ve azmiyle kendisini kabul ettirerek, hem Ülkücü Hareket içerisinde hem de toplum nezdinde büyük bir saygınlık kazanmıştır. Büyük dava adamı Gün Sazak Bey, ilkeli bir devlet adamı olarak kamuda dürüst ve şeffaf bir yönetimin temsilcisi olmuş, devletteki yozlaşmaya karşı büyük bir savaş başlatmıştır. Yalana, talana, rüşvet ve yolsuzluklara karşı başlattığı mücadele ile her kesimin takdir ve sevgisini kazanmıştır. Gün Bey, 21 Temmuz 1977’de kurulan 2. Milliyetçi Cephe Hükümeti’nde, milletvekili olmamasına rağmen, dışarıdan Gümrük ve Tekel Bakanı olarak kabineye girmiştir. Türkiye’nin en buhranlı yılları olan 1980’lerde, büyük bir cesaret örneği göstererek almış olduğu Gümrük ve Tekel Bakanlığı görevini yolsuzluğa, hırsızlığa, rüşvete geçit vermeyerek sürdürmüş, sağlam şahsiyetiyle örnek teşkil etmiş ve gecesini gündüzünü Türk milletinin menfaatleri için harcamıştır. Bu mücadelesiyle, ülkücülerin sahip olduğu güzel ahlâkın ve dürüst, temiz siyaset anlayışının en güzel örneğini vererek bizlerin övünç kaynağı olmuştur. Farklı siyasi düşünce sahibi kişilerin bile takdirini kazanan Gün Sazak, gümrüklerdeki rüşvet ve yolsuzluk olaylarını çok kısa bir sürede bitirerek, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde belki de bir ilke imza atmıştır. Türklüğe karşı amansız bir saldırının gerçekleştirildiği yıllarda, Ülkücülerin ‘Gün Ağabeyi’, soyguncuların ve talancıların korkulu rüyası olmuştur. 5,5 ay gibi kısa bir süre içerisinde yürüttüğü bakanlık görevinde, yolsuzluk ile olan onurlu mücadelesinden asla yılmamış, tavrı ve duruşuyla dönemine damgasını vurmuştur. Türk milletinin ve Ülkücü hareketin gönüllerinde taht kuran Türklük aşığı Gün Sazak, 27.05.1980 günü ailesiyle birlikte arabasından inerken kurulan hain pusuyla şehit edilmiştir. Ne yazıktır ki, Türk devleti için ömrünü ve en sonunda da canını feda eden, eşine ender rastlanır bir devlet adamı olan Gün Sazak Bey’e düzenlenen bu hain suikast, üzerinden geçen 30 yıla rağmen aydınlatılamamıştır. Bir ülkü insanı olan merhum Gün Sazak Bey, gelecek nesillere örnek olacak biçimde yaşadığı ömrünü, 27 Mayıs 1980 günü en yüksek mertebeye yükselerek noktalamıştır. Şanlı Türk tarihinin altın sayfalarında yerini alan Gün Sazak Bey, geride bıraktığı gözü yaşlı milletinin gönlünde ebediyete kadar yaşayacaktır. O'nun şahadeti, Türk milletinin kıyamete kadar var olacağına iman eden Türk milliyetçileri için telâfi edilemez büyüklükte bir kayıp olmuştur. Gün Sazak Bey ve onun gibi bu toprakların vatan kalması için Hakk’a yürüyen kutlu davamızın aziz şehitleri temiz kanlarını ülkücü hareketin harcına katmışlardır. Bugün ülkücü harekete türlü hesaplarla kahpece saldıranlar bilmelidirler ki; ülkücü şehitlerini, Sazak’larını ülkesinin bölünmez bütünlüğü için kaybeden bu hareket, ilelebet payidar kalacak ve aziz Türk milletine düşmanlık besleyenlerin karşısında yıkılmaz bir bent olarak, milletini ileriye taşıma ülküsünden hiç bir zaman vazgeçmeyecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey ve Gün Sazak Bey olmak üzere; Türk milletinin birliği, aziz vatanın bağımsızlığı ve şanlı bayrağımızın dalgalanması uğruna hayatlarını kaybetmiş olan ülkü erlerini, aziz şehitlerimizi ‘Ülkücü Şehitler Günü’ vesilesiyle, minnet ve şükranla anıyor, Cenabı-ı Allah'tan hepsine rahmet diliyoruz. Ruhları şâd; mekânları cennet olsun.
Gönderilme Tarihi :
28.05.2010 10:17:24
Gönderen
Ercan LEKA
Mesaj
ŞU AN BEBEK KATİLİNİN ASILMASI İÇİN YETERLİ SAYISI BULUNAN ,ORDA BURDA BEBEK KATİLİNİ SİZ ASMADINIZ DİYEN AKP’lilere Apo Belgesi ....... Bu aralar bazı AKP'liler Apo'nun düşüncelerini harfiyen uyguladıkları Kürt açılımından gündemi değiştirmek için konuyu MHP'nin koalisyon dönemindeki idam konusuna getirmeye çalışıyorlar. Bildiğiniz gibi terör örgütü elebaşı, bebek katili Apo'nun bugüne kadarki birçok sözü AKP'nin Kürt Açılımında harfiyen uygulanmış ve uygulanmaya da devam etmektedir. AKP'nin bu ihanet adımlarının karşısında da bir tek MHP Lideri Bahçeli çok net ve sert bir şekilde karşı duruş sergileyerek, AKP'nin gerçek yüzünü ve planını kamuoyuna göstermektedir. Bahçeli'nin bu duruşu karşısında çaresiz kalan AKP'liler her zaman yaptıkları gibi, yalan ve iftiraya başvurma, hakaret etme gibi yöntemlerle konuyu başka noktaya çekmeye çalışmaktadır. Aşağıda Apo'nun idamı konusunda AKP'lilerin dilinde sakız olan belgeyi göreceksiniz. Bu belgede yazılanları anlamak için normal okuma yazma bilecek kadar zeka kapasitesinde bulunmanız yetecektir. Bu kadar basit bir belgeyi anlayamayan birinin de zeka özürlü olduğuna kanaat getirebilirsiniz. Ancak, gördüğüz gibi bu belgeyi anlayamayacak kadar zeka özürlü insanlar TBMM çatısı altında bile bulunuyor. Ve hatta bu insanların bazıları bunu anlasa bile hiç yüzü kızarmadan Türk milletini kandırmaya çalışacak kadar haysiyet ve şereften de yoksun bulunmaktadır. Ama biz MİLLİYETÇİ HAREKET olarak, bu zeka özürlüler için bahsi geçen belgeyi ve ne anlattığını birkez daha anlatacağız. ÖZÜRLÜLER İÇİN BİR KEZ DAHA BU BELGE NEDİR? Uydurma ve saptırmalara karşı EtikHaber olayın gerçek yüzünü açıklıyor. 12 Ocak 2000 tarihli, Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz tarafından gerçekleştirilen ve 7 saat 15 dakika süren görüşme sonucunda açıklanan karar metnidir. Bu toplantıda Bülent Ecevit ve Mesut Yılmaz yaklaşık 7,5 saat boyunca idamın kalkması ve Türkiye'nin daha önceden yargı yetkisini kabul ettiği AİHM'in vereceği karara uyulması konusunda Devlet Bahçeli'yi ikna etmeye çalışmışlar ama başaramamışlardır. Yapılan görüşme sonucunda şu karar metni çıkmıştır. "Koalisyonu oluşturan DSP, MHP ve ANAP'ın genel başkanları, bugün (12 Ocak) Başbakanlık'ta yaptıkları toplantıda, AİHM'in teröristbaşı Abdullah Öcalan hakkındaki kesinleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararını ayrıntıları ile değerlendirmişlerdir. Bilindiği gibi Türkiye'nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM'in Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM'ye gönderilecektir' Genel Başkanlar, hukuka saygı içinde aldıkları bu kararın, terör örgütü ve yandaşı çevrelerce milleti ve devleti ile Türkiye'nin yüksek menfaatleri aleyhine kullanılmak istendiğinin değerlendirilmesi halinde, erteleme süreci kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi konusunda görüş birliğine varmışlardır." BELGE NE ANLAMA GELİYOR Yukarıdaki metni okurken, mutlaka hatırlanması gereken şu notu tekrar hatırlamak gerekmektedir: Bilindiği gibi yukarıdaki toplantıdan daha önce Türk yargısı Apo'yu yargılamış ve idam kararını vermişti. Bu bilgiler ışığında yukarıdaki karar metnini tarafsız bir gözle okuduğumuzda şu sonuçlar çıkmaktadır. Metnin ilk paragrafı toplantının düzenlenme amacını belirtmiştir. Toplantı sonucu ile alakası bulunmamaktadır. Metnin ikinci paragrafında ise: AİHM'in Türk yargısının verdiği kararı değiştiremeyeceği özellikle belirtilmiş ve 57. Hükümet öncesi yapılan anlaşmalarla yargı yetkisi kabul edilen AİHM'in verdiği karar ne olursa olsun Türk Mahkemeleri tarafından verilen idam kararının ivedilikle meclise getirileceği söylenmektedir. Son paragrafta ise, AİHM kararının beklendiği bu süreçte PKK'nın herhangi bir terör eyleminde bulunması halinde ise AİHM karar sürecide beklenmeden idamın meclise getirileceği belirtilmiştir. DEVLET BAHÇELİ'NİN BAŞARISI Görüldüğü gibi Apo'nun idam edilmesi konusunda kesin kararlı olan Devlet Bahçeli, her ne şart altında olursa olsun Apo'nun idam dosyasının TBMM'ye getirilmesini sağlamıştır. BU BELGENİN DAYANAĞI OLAN AİHM KARARINDA KİMLERİN İMZASI VAR 1997 yılında Refah-Yol hükümeti, İnsan Hakları Sözleşmesinin 11 no'lu protokolü imzalayarak, kabul etmiş ve 1997 yılında kabul edilen bu protokolle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargı yetkisini daimi olarak kabul etmiştir. Bu protokolün sonucunda bölücü başı mahkemeye başvuru hakkı elde etmiştir. Bu protokolün altında mevcut Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ve AKP'den ayrılarak parti kuran Abdüllatif Şener'in imzası bulunmaktadır. 29 Haziran 1999 tarihinde terörist başının TCK'nın 125. maddesine göre ölüm cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, 25 Kasım 1999 tarihinde Yargıtay 9. Ceza Dairesi, terörist başı hakkında verilen idam cezasını oy birliği ile onanmış ve bu süreçten sonra terörist başı 25 Kasım 1999'da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuştur. AİHM' nin 30 Kasım 1999'da 46221/99 başvuru numaralı ihtiyati tedbir kararı da şu şekilde olmuştur: Mahkeme 30 Kasım 1999 tarihi itibariyle başvuruyu incelemeye aldığını ve mahkeme iç tüzüğünün 39'uncu maddesi gereğince aşağıda belirtilen ihtiyati tedbire karar verilmiştir. "İnsan Hakları Mahkemesi, sözleşme hükümlerine başvuranın şikâyetinin kabul edilebilirliğini ve esasını etkin bir biçimde sonuçlandırana kadar, idam cezasının infaz edilmemesi için gerekli bütün adımları atmasını ister." APO'YU KİMLER İDAMDAN KURTARDI Yukarıdaki süreç devam ederken 1 Ağustos 2002'deki olağanüstü toplantılarda idam cezası, yasalarımızdan çıkarıldı. İdamın yasalarımızdan çıkarılmasında kimlerin hangi yönde oy kullandığını hatırlarsak şu sonuç ortaya çıkacaktır. MHP: İdam Cezası uygulansın AKP, DSP, ANAP, YTP, DYP, SP: İdam Cezası Uygulanmasın Yukarıda da görüleceği MHP'nin idamın uygulanmasını sağlamak için verdiği mücadelede diğer bütün partilerin birleşimi ile idam cezası yasalarımızdan kaldırılmıştır. Hatta o günlerde MHP Lideri Devlet Bahçeli diğer partileri kastederek bu durumu şöyle değerlendirmişti: "Gökkuşağı Koalisyonu". Sonuç olarak Apo'yu idamdan Gökkuşağı Koalisyonu kurtarmıştır. Kimdir bu Gökkuşağı Koalisyonu üyeleri tekrar hatırlayalım: AKP, YTP, DSP, ANAP, DYP, Saadet Partisi... Apo'yu Kimler İdamdan Kurtardı ? (TAM LISTE) Bilgilendirme amaçlıdır. TBMM zabıtlarından Meclis'teki 550 milletvekilinin Öcal'ın asılması ile ilgili ne yönde oy kullandığını isim isim açıklıyoruz. AKP'nin de TBMM'de 53 milletvekili ile yer aldığı, o zaman milletvekili olmayan Erdoğan'ın genel başkanları sıfatıyla misafir locasından izlediği AKP Grubu "EVET" oyu kullandı. Böylece 1 Ağustos 2002'deki olağanüstü toplantılarda idam cezası, yasalarımızdan çıkarıldı. SADECE MHP grubu 117 milletvekili ile buna "RET" oyu verdi. Ancak diğer partiler ittifak yapıp idam cezasını kaldırarak Öcalan'ı da kurtardılar. MHP lideri Bahçeli'nin, "Gökkuşağı Koalisyonu" adını verdiği DSP, ANAP, DYP, SP, AKP ve YTP'li milletvekilleri, ittifak halinde idam cezasını kaldırdılar. O gün Apo asılmasın diyen AKP milletvekilleri dışında yine o gün Apo asılmasın diyen ama AKP'de olmayan birçok milletvekili de şu an AKP'nin milletvekili olarak TBMM'de bulunmaktadır. Öcalan'ı kurtaranlar Kanlı terör örgütü PKK'nın elebaşısı Abdullah Öcalan'ın idamıyla ilgili olarak TBMM'ye gelen dosyaya hangi milletvekilleri "ret" oyu vererek karşı çıktı, hangileri "kabul" oyu vererek Öcalan'ı idamdan kurtardı. Bunları, Meclis tutanaklarından alınan belgelerle yayınlıyoruz Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde MHP dışındaki tüm siyasi parti milletvekillerinden çoğu Bebek katili Öcalan'ı asılmaktan kurtaran yasaya kabul oyu verdiler. Demokratik bir Meclis'te yapılan oylama sonucunda da ret oylarının yetersiz kalması idam yasasının kaldırılmasına neden oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, MHP'ye "Apo'yu asamadınız" suçlamalarına verilecek en güzel yanıt Meclis tutanaklarından alınan bu belgelerdir. O dönemde milletvekili olmayan Recep Tayyip Erdoğan, Meclis locasından AKP'li 53 milletvekiline talimat verip, kabul oyu kullandırarak Öcalan'ı asılmaktan kurtarmaya fiili olarak önayak oldu. İşte tarihi oylamada kullanılan oylar ve renkleri: İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan AKP milletvekilleri Dengir Mir Fırat Sait Açba Mahmut Göksu Mehmet Özyol Akif Gülle Ismail Özgün Mahfuz Güler Zeki Ergezen Ismail Alptekin Faruk Çelik Mehmet Altan Ertuğrul Yalçınbayır Osman Aslan Nurettin Aktaş Tevhit Karakaya Ali Er Abdülkadir Aksu Mustafa Baş Ali Coşkun Hüseyin Kansu Mehmet Ali Şahin Nevzat Yalçıntaş Abdullah Gül (Şu anki Cumhurbaşkanı) Salih Kapusuz Mehmet Vecdi Gönül Osman Pepe Remzi Çetin Özkan Öksüz Avni Doğan Ali Sezal Sabahattin Yıldız Eyüp Fatsa Musa Uzunkaya Ahmet Nurettin Aydın Abdüllatif Şener M.Ergün Dağcıoğlu Yahya Akman Zülfikar Izol Maliki Ejder Arvas Hüseyin Çelik Ilyas Arslan Mehmet Çiçek Ramazan Toprak Kemal Albayrak Abdullah Veli Seyda Şükrü Ünal İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Bağımsızlar Cemil Çiçek Numan Gültekin Mehmet Ağar Mail Büyükerman Mustafa Yılmaz Rıdvan Budak Zafer Güler Mustafa Düz M.Ali Irtemçelik Ihsan Çabuk H.Fehmi Konyalı İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Saadet Partisi milletvekilleri Rıza Ulucak Latif Öztek A. Cemil Tunç Fahrettin Kukaracı Sacit Günbay Ahmet Sünnetçioğlu Hüseyin Karagöz Ali Oğuz Osman Yumakoğulları Bahri Zengin A. Sever Aydın Fethullah Erbaş Oğuzhan Asiltürk Yaşar Canbay M. Niyazi Yanmaz Musa Demirci Temel Karamollaoğlu Mehmet Bekaroğlu Mustafa Kamalak Hüsamettin Korkutata İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan DSP milletvekilleri Tayyibe Gülek Melda Bayer M.Zeki Sezer Uluç Gürkan Ayşe Gürocak Aydın Tümen Hikmet Uluğbay Mustafa Ural Ertuğrul Kumcuoğlu Sebahat Vardar Hasan Macit Ali Rahmi Beyreli Hayati Korkmaz Orhan Ocak Sadık Kırbaş Hasan Erçelebi Mehmet Kocabatmaz Ali Ahmet Ertürk Şadan Şimşek Necati Albay Hasan Akgün Fadlı Ağaoğlu Ziya Aktaş Nami Çağan Yücel Erdener Ahmet Güzel Osman Kılıç Necdet Saruhan Sulhiye Serbest Masum Türker Erdoğan Toprak Güler Aslan Saffet Başaran Mehmet Çümen Şükrü Sina Gürel Hasan Metin Atilla Mutman Rahmi Sezgin Necdet Tekin Fikret Tecer Ahmet Arkan M.Emrehan Halıcı Emin Kara Ismail Bozdağ Nazif Topaloğlu Ş.Ramis Savaş M.Cengiz Güleç Fevzi Aytekin B.Fırat Dayanıklı Hikmet Sami Türk Ömer Üstünkol Fikret Ünlü Hasan Suna Erol Karan Idamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan DYP milletvekilleri Tansu Çiller Sevgi Esen M. Halit Dağlı M.Nedim Bilgiç Mahmut Bozkurt Ismet Attila Musa Konyar Ahmet Iyimaya Yıldırım Akbulut S.Arıkan Bedük Mehmet Baysarı Salih Çelen Hasan Ekinci Ali Rıza Gönül A. Oktay Güner Ilyas Yılmazyıldız Necati Yöndar Yahya Çevik Necmi Hoşver Mustafa Örs Teoman Özalp Oğuz Tezmen Nevfel Şahin A. Mehmet Çay M.Kemal Aykurt Mehmet Gözlükaya Nurettin Atik M. Salim Ensarioğlu Salih Sümer Ayvaz Gökdemir Mehmet Sadri Yıldırım Burhan Kara Rasim Zaimoğlu Hakkı Töre Mehmet Dönen Ramazan Gül Turhan Güven Hayri Kozakçıoğlu Nurhan Tekinel Hasan Ufuk Söylemez Süha Tanık Yıldırım Ulupınar Mehmet Gölhan M.Ali Yavuz Ismail Karakuyu Rıza Akçalı Metin Kocabaş Mehmet Sağlam Metin Musaoğlu Veysi Şahin Ibrahim Yazıcı Mümtaz Yavuz Nevzat Arcan Kemal Kabataş Erdoğan Sezgin Takiddin Yarayan Kadir Bozkurt Nihan Ilgün Enis Sülün Ali Şevki Erek Eyüp Aşık Ali Naci Tuncer Necmettin Cevheri Hacı Filiz Faris Özdemir Saffet Kaya Mustafa Eren İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Yeni Türkiye Partisi (YTP) milletvekilleri İsmail Cem İbrahim Y. Bildik Ali Tekin İsmet Vursavuş Gaffar Yakın Gönül Saray Alphan Oğuz Aygün Esvet Özdoğu Ahmet S. Sayın Metin Şahin Halit Dikmen Tamer Kanber M. Güven Karahan Mustafa Karslıoğlu Abdulsamet Turgut Mahmut Erdir Ali Ilıksoy Evliya Parlak Ali Günay Edip Özgenç Akif Serin İstemihan Talay Erol Al Perihan Yılmaz Doğan Bülent Ersin Gök H.Hüsamettin Özhan Bahri Sipahi Cahit Savaş Yazıcı Burhan Bıçakçıoğlu Salih Dayıoğlu Hakan Tartan Kemal Vatan Çetin Bilgir M.Hadi Dilekçi Nural Karagöz Halil Çalık M.Turhan İmamoğlu Hasan Gülay M.Cihan Yazar M. Kemal Tuğmaner Tunay Dikmen Zeki Eker Eyüp Doğanlar Tarık Cengiz Şenel Kapıcı Metin Bostancıoğlu Ahmet Zamantılı Hasan Özgöbek Mehmet Y. Ünal Hasan Gemici C. Tufan Yazıcıoğlu Faruk Demir İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan ANAP milletvekilleri Mesut Yılmaz Mehmet Ali Bilici Musa Öztürk Halil Ibrahim Özsoy Yaşar Eryılmaz Celal Esin Nejat Arseven Birkan Erdal Yücel Seçkiner Cengiz Aydoğan Cengiz Altınkaya Yüksel Yalova Edip Safder Gaydalı Kenan Sönmez Beyhan Aslan Nurettin Dilek Abdülbaki Erdoğmuş Seyit Haşim Hamimi Sebğatullah Seydaoğlu Evren Bulut I. Yaşar Dedelek Mustafa Taşar Mecit Pürüzbeyoğlu Hakkı Oğuz Aykut Levent Mıstıkoğlu Erkan Mumcu R. Kazım Yücelen Bülent Akarcalı Ahat Andican Aydın Ayaydın Şamil Ayrım Mehmet F. Fırat Ediz Hun Yılmaz Karakoyunlu Cavit Kavak Emre Kocaoğlu Nesrin Nas Sühan Özkan Şadan Tuzcu Işın Çelebi Sümer Oral Işılay Saygın Rıfat Serdaroğlu Ilhan Aküzüm Murat Başesgioğlu Cemal Özbilen Sefer Ekşi Mehmet Keçeciler Miraç Akdoğan Ahmet Tevfik Özal Ekrem Pakdemirli Ali Doğan Süleyman Çelebi Ömer Ertaş Hasan Özyer Erkan Kemaloğlu Şükrü Yürür Sefer Koçak Ahmet Kabil Mesut Ahmet Yılmaz Ersin Taranoğlu Mehmet Çakar Yaşar Topçu Ali Kemal Başaran Eyüp Cenap Gülpınar Kamran Inan Lütfullah Kayalar Ataullah Hamidi Burhan Isen M. Salih Yıldırım Zeki Çakan Ali Güner Yaşar Okuyan İdamın kaldırılmasına "ret" oyu kullanan tek parti olan MHP'nin milletvekilleri Devlet Bahçeli M. Metanet Çulhaoğlu Ali Halaman A. Fatin Özdemir Recai Yıldırım Hasari Güler Abdülkadir Akcan Mehmet Telek Nidai Seven Adnan Uçaş Mehmet Arslan Koray Aydın Şefkat Çetin Sedat Çevik Ali Işıklar Abdurrahman Küçük Hayrettin Özdemir Mustafa Cihan Paçacı Şevket Bülent Yahnici Osman Müderrisoglu Tunca Toskay Nesrin Ünal Bekir Ongun Orhan Bıçakçıoğlu Ali Uzunırmak Aydın Gökmen Hüseyin Kalkan Hüseyin Arabacı Ibrahim Halil Oral Ersoy Özcan Süleyman Coşkuner Burhan Orhan Orhan Şen Hakkı Duran Irfan Keleş Salih Erbeyin Ali Keskin Mustafa Gül Mihrali Aksu Mücahit Himoğlu Ismail Köse Cezmi Polat Mehmet Ay Ali Özdemir Mehmet Hanifi Tiryaki Mustafa Yaman Bedri Yaşar Süleyman Turan Çirkin Mehmet Şandır Mehmet Nuri Tarhan Osman Gazi Aksoy Mustafa Zorlu Yalçın Kaya Hidayet Kılınç Enis Öksüz Cahit Tekelioğlu Ahmet Çakar Mehmet Gül Nazif Okumuş Esat Öz Bozkurt Yaşar Öztürk Mehmet Pak Mustafa Verkaya Yusuf Kırkpınar Ahmet Kenan Tanrıkulu Oktay Vural Arslan Aydar Mehmet Serdaroğlu Sabahattin Çakmakoğlu Hasan Basri Üstünbaş Ramazan Mirzaoğlu Meral Akşener Cumali Durmuş Kemal Köse Faruk Bal Ali Gebeş Mustafa Sait Gönen Hasan Kaya Basri Coşkun Namık Hakan Durhan Hüseyin Akgül Ali Serdengeçti Mehmet Kaya Nevzat Taner Metin Ergun Ismail Çevik Mükremin Taşkın Mükerrem Levent Cemal Enginyurt Yener Yıldırım Osman Fevzi Zihnioğlu Ahmet Aydın Vedat Çınaroğlu Hüsnü Yusuf Gökalp Lütfü Ceylan Reşat Doğru Nail Çelebi Muzaffer Çakmaklı Armağan Yılmaz Ayhan Çevik Ahmet Erol Ersoy Mesut Türker Şuayip Üşenmez Ismail Hakkı Cerrahoğlu Kürşat Eser Sadi Somuncuoğlu Şaban Kardeş Hasan Çalış Osman Durmuş Abbas Bozyel Ilhami Yılmaz Mehmet Nacar Birol Büyüköztürk Mehmet Kundakçı Müjdat Karayerli Bekir Aksoy
Gönderilme Tarihi :
20.05.2010 08:32:20
Gönderen
Ercan LEKA
Mesaj
MHP İZMİR İL BAŞKANI MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’NUN 04.05.2010 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI DERVİŞOĞLU: "Milliyetçi Hareketin kutlu yürüyüşünü gölgelemeye gücünüz, kudretiniz ve şaibeli sermayeniz yetmeyecektir." Sayın Basın Mensupları, Değerli Dava Arkadaşlarım; Sözlerimin başında AKP iktidarının yanlış ve aciz politikaları nedeniyle hayatlarının baharında ebediyete intikal eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, başta kederli aileleri olmak üzere büyük milletimize başsağlığı diliyorum. Bugün burada gündemi değerlendirmek, yaşanan gelişmelerle ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak için değil; mensubu olmakla gurur duyduğumuz Milliyetçi Hareket Partisine yöneltilmiş alçakça bir iftirayı cevaplandırmak üzere huzurunuzdayım. Bilindiği gibi İzmir Emniyet Teşkilatı, suç ve suçluyla mücadele etmek, halkın huzur ve güvenliğini sağlamak üzere çeşitli zamanlarda gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla tanınmaktadır. Geride bıraktığımız günler içerisinde de yine benzer bir uygulama yapılmış, suç işlediği varsayılan bazı kişiler yakalanarak, bağımsız yargının huzuruna çıkarılmıştır. Ekonomik açıdan büyük bir yıkımın yaşandığı, milli ve manevi değerler alanında büyük bir aşınmanın söz konusu olduğu; ahlaki değerlerin çöküntüye uğradığı; cinayetlerin, intiharların, boşanmaların ve tacizlerin her geçen gün arttığı bir ülkede pek tabiidir ki suç ve suçluyla mücadele önem kazanacak, sosyal cinnet ortamına sürüklenmenin önünü kesebilmek için gerekli tedbirler alınacaktır. Bu konuda toplumun hemen her kesimi ve kurumuna da önemli görevler ve sorumluluklar düşmektedir. Bizler sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmenin gönül rahatlığı içinde, özellikle temel konularda siyasi faydacılık ve fırsatçılıktan uzak durmayı ve toplumsal faydayı esas alan bir yaklaşımla yolculuğumuzu sürdürmeyi hedefleyen ahlaklı kadroları temsil ediyoruz. Taşıdığımız iyi niyeti karşımızdakilerden de beklemek hakkımızdır diye düşünüyor ve doğrusunu isterseniz bir haksızlığa muhatap kılındığımızda da üzülmekten kendimi alıkoyamıyoruz. İzmir'de yapılan son polis operasyonunda partimiz ve mensuplarımızla ilgili herhangi bir husus söz konusu değilken CİHAN HABER AJANSI marifetiyle Türkiye'ye dağıtılan haberlerde "Operasyonlar kapsamında, İzmir MHP İl Teşkilatı Merkezi, MHP Gaziemir İlçe Teşkilatı, MHP Konak İlçe Teşkilatı ve MHP Buca İlçe Teşkilatında arama yapıldığı iddia edildi" ifadelerine yer verilmiştir. Bu MHP'nin kurumsal kimliğine yöneltilmiş alçakça bir iftiradır. İşte burada Konak, Buca ve Gaziemir ilçe başkanlarımla birlikte huzurunuzdayım. MHP hizmet binalarında yapılmış herhangi bir arama ya da yöneticileri hakkında başlatılan hukuki bir tahkikat vaki ise ispatlayamayan şerefsiz, namussuz ve imansızdır. Kendilerini hukuki sorumluluktan kurtarmak için korkak bir tavuk gibi "iddia edildi" ifadesinin arkasına saklanarak haber yapanlara buradan sesleniyorum: Milliyetçi Hareketin kutlu yürüyüşünü gölgelemeye gücünüz, kudretiniz ve şaibeli sermayeniz yetmeyecektir. Hesap günü yaklaşmaktadır. Sadece sizlerin değil hamilerinizin de hesap vermesi kaçınılmazdır. Bu hesabı mahşere bırakacağımızı düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Muhafazakârlık kisvesi altında planlanan her türlü teslimiyet ve ihanetin MHP iktidarında sorgulanıp mahkûm edileceğinden dost düşman herkes emin olmalıdır. Sözlerimin sonunda toplumsal duyarlılıkla hareket ettiğine yürekten inandığım İzmir basınına taşıdığı sorumluluk duygusu açısından takdir ve tebriklerimi bildirir, saygılar sunarım.
Gönderilme Tarihi :
06.05.2010 19:34:43
Gönderen
murat
Mesaj
ben akis habere sadece haber almak için abone olmuştum .oysa siz sadece muhalefet yapıyormuşsunuz.böyle taraflı ve tek yanlı haberler yaptığınız için sizi şiddetle ve hiddetle kınıyorum.
Gönderilme Tarihi :
04.05.2010 19:18:13
Gönderen
Ercan LEKA (AKINCIBEYİ)
Mesaj
3 Mayıs Türkçülüğün tarihinde bir dönüm noktası oldu. O zamana kadar yalnız duygu ve düşünce olan, edebi ve ilmi sınırları pek de aşmıyan Türkçülük, 1944 yılının 3 Mayısında birdenbire hareket oluverdi. Ali Suaviler, Süleyman Paşalar, Mehmen Eminler, Ziya Gökalplar, Rıza Nurlar yalnız duygu, düşünce, iş Türkçüsü idiler. Hareket Türkçüsü olmamışlardı. Çırağan baskını Türkçü Ali Suavinin siyasi bir hareketiydi. Bunun Türkçülükle ilgisi yoktu. Sıhhiye Vekili olduğu zaman gayri Türkleri atarak yerine Türkleri yerleştiren Rıza Nur fiili Türkçülük yapıyordu. Fakat bu da hareket değildi. Türkçülükte ilk hareketi 3 Mayıs 1944 Çarşamba günü, Ankara'daki birkaç bin meçhul Türk genci yaptı. Bu bakımdan Türkçülük tarihinde onların hususi bir şerefi vardır Bundan sonra 3 Mayıs Türkçülerin günüdür. Ona bir bayram diyemiyeceğiz.Çünkü yıllarla süren büyük ızdırabımız o gün başlamıştır. Ona bir matem demek de kabil değildir. Çünkü bunca sıkıntıların arasında bize büyük bir imtihan vermek, yürekliyle yüreksizi er meydanında denemek, yahşı ile yamanı ayırmak fırsatını vermiştir. O güne kadar tehlikelerden gafil bir çocuk toyluğu ile yürüyen Türkçülük 3 Mayıs'ta gafletten ayrılmış, maskelerin arkasındaki iğrenç yüzleri görmüş, can düşmanlarını tanımış, dost sandığı hainleri ayırt etmiş, hayalin yumuşak bulutlarından gerçeğin sert topraklarına düşmüştür.Böyle sağlam bir sonuca varmak için çekilen bunca sıkıntılar boşa gitmiş sayılmaz. Bundan dolayı biz 3 Mayıs'a Türkçülerin günü deyip çıkıyoruz. Hoşlanmayanlar onu benimsemesin. Yalnız kendilerine benzeyenler, yani Türke benzemeyenler onu yadırgamasın. Biz 3 Mayıs'ı sevmekte devam edeceğiz. Türkçülük, tek sandığı düşmanına karşı 3 Mayıs hareketini yaparken onun çift olduğunu acı bir deneme ile öğrendi. Bu milli hareketin zaferinden korkan Türkçülük düşmanları, Türkçüleri ortaçağı andıran vahşetlerle hapse atılır ve aleyhlerinde türlü yayınlar yapılırken, onları tartışmaya çağırmak garabetini de gösterdiler. Tarih bunu bağışlamayacak ve Türkçüler günü olan 3 Mayıs, bir gün Türklerin günü olunca onlar tarihin büyük mahkemesinde layık oldukları akıbete uğrayacaklardır. Türkçüler Toplu veya yalnız, her yerde 3 Mayısı analım. Analım ve Kür Şadın hatırasını yüceltelim... Ne mümkün zulm ile bidad ile imha-ı hürriyet, Çalış, idraki kaldır muktedirsen ademiyetten! Hüseyin N. ATSIZ Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ Diyor ki ; 3 MAYIS, Milliyetçilerin komüniste karşı DUR! diyen toplu hareketidir. 3 MAYIS, Türk Milliyetçilerinin bayramıdır. 3 MAYIS, bundan otuz iki yıl önce idealist ve vatanperver bir grubun, o devrin dikta rejimine karşı başlattığı kutsal gayeli bir hareketin ilk adımıdır. 3 MAYIS, Türk milliyetçilerinin yeni bir hamleye girişmesinin başlangıcıdır. 3 MAYIS, Türk milletini ilimde, maneviyatta, teknikte en yükseğe çıkarma hamlesidir. 3 MAYIS, Türk milliyetçilerinin yabancı kültüre ve yabancı ideolojilere karşı baş kaldırmasıdır. 3 MAYIS, kendi milli kültürümüzü çağdaş gelişmelerle yeniden yoğurma hareketidir. 3 MAYIS, Ulkücülük Hareketinin dönüm noktasıdır. 3 MAYIS, Türk milliyetçilerinin, Türk milletinin varlık davasında çektikleri ızdırabın, elemin, gözyaşının ifadesidir. 3 MAYIS, Türk milliyetçilerine yalan ve iftiralarda bulunanların kendi iftira ve yalanlarıyla boğulduğu gündür. 3 MAYIS, Büyük milletimizin edebiyete kadar yaşayacağına inanan türk miliiiyetçilerinin yeniden doğuşudur. 3 MAYIS, türk milliyetçilerinin bayraklaşan hareketidir. 3 MAYIS, Milliyetçi Türkiye’nin kuruluşunda temel taşdır. Yarının Büyük Türkiyesi bu şuur ve azimle kurulacaktır. 3 Mayıs 1944'den bu yana otuz iki yıl geçti. TÜrk milliyetçi.leri bugün bir Çığ gIbi büyüyor. Yurdun dört bir yanındaki Ulkücü ve Milliyetçi kadrosuyla, Turk Milletinin hizmetinde; onu ilimde, teknikte, ahlakta dünyanın en ileri seviyesinde getirmek gayesi taşıyor. 3 MAYIS, Bütün Türk milliyetçilerine kutlu olsun. Türk Milliyetçilerinin bayramı kutlu olsun.ALLAH(c.c) Türk'ü korusun ve yüceltsin...Saygılarımla...
Gönderilme Tarihi :
03.05.2010 14:42:43
Gönderen
mehmet uzun
Mesaj
ÜLKÜCÜ GENÇLİK Türkiye de ülkücü gençlik yıllardan beri gelen ruh ile Atsız Ata ve Başbuğ’umuz ile arkadaşları bu yapılanmayı 1960’lı yıllarda sisteme sokmaya başlamışlardır. O yıllardan beri ülkücü gençlik dokuz ışık milli doktrini ile turan a ulaşmak için mücadele etmişlerdir. Gün geçtikçe çilemiz çetinleşti.1960 yılların sonunda başlayan komünistler vatanı sarmaya başlamışlardı. Sokaklarda çekiç-oraklı bayraklar Stalin gibi komünistlerin resimleri dolaşmaya başlamıştı. Ama onların karşısında etten duvar ören ülkücü gençlik onlara geçit vermedi. Bu mücadele kolay olmamıştı onların tarafından ölen, bizim tarafımızdan şehitlerimiz vardı. Artık Önkuzular, İmamoğlular, Kılıçkıranlar yoktu şahadete ermişlerdi. Ama mücadelemiz son nefer, son nefes, son damla kana kadardır diyerek devam ettik vatanımızın üzerinde oynanan oyunları bozmak için. Bir kara eylül sabahı kara bulutlar üzerimize çökmüştü. Her türlü yükün altından kalkmayı bilen ülkücü gençlik bunun da altından kalkmayı başaracaktı. Hiç de kolay olmamıştı; içeride sefalet içinde aç, susuz, daracık yerlerde uykusuz, işkence görmekdeydiler. Artık dışarı çıkmanın zamanı gelmişti, kaldığımız erden devam edelim dedik olmadı. Çünkü hiçbir şey eskisi gibi değildi. Türlü işkencelerden geçirilmiştik bu dava uğruna Duracık, Esendağ, Pelivanoğlu, Kerse, Baktemur gibi nice tunç yürekli yiğitleri kurban etmiştik. Onların şahadetleri bize güç verdi mücadelemizde kararlılık verdi. Yıllar geçtikçe ülkücü gençlik farklı olaylarda anıldı. Ülkücü gençlik eski ülkücü gençlik değildi, tam kendimize geliyorduk, toparlandık derken onu veren yüce Mevla, Başbuğ’umuzu elimizden almıştı. Artık başbuğ yoktu. Ülkücü gençlik başbuğsuz kaldı. Bir kara nisan günü göçtü gitti aramızdan. Türkeş yoktu; ama dokuz ışığı vardı, turan hedefi vardı, bozkurtlar vardı. Bozkurtlar başbuğlarının yolundan devam ettiler. Gidenler, bırakanlar ve en kötüsü olan bizi arkamızdan vuranlar oldu. Biz yılmadık, yıkılmadık mücadelemize devam ettik. Arda kalanlarla. Bugünkü konumumuza geldik nice uğraşlar sonucu. Ama şimdiki ülkücü gençlik ülkücülüğün hakkını veriyor mu? Başbuğun yolundan devam ediyor mu? Ezan-ı Muhammed-in okunması için mücadele ediyor mu? Giyimiyle, kuşamıyla, oturuşuyla, kalkışıyla, saçıyla, sakalıyla, büyüklerine ve küçüklerine karşı saygı, sevgi ile göstermiş olduğu hal ve hareketleriyle örnek olarak gösterilebiliyor mu? Türk-İslam ülküsünü doyasıya yaşıyor mu? Batılaşmaya karşı gelenek ve göreneklerini yaşatabiliyor mu? Atatürk’ ün Cumhuriyetini yaşatabiliyor mu? Sevdiğini faydalanmak için değil de namusu olacağı için seviyor mu? Vatanına, milletine, bayrağına, dinine karşı oynanan oyunları bozmak için canıyla, kanıyla mücadele ediyor mu? Ülkücülük bunları yapmak emektir. Ülkücülük, şerefli olmak demektir, şerefin tavizi olmaz. Şerefsizden ülkücü olmaz. Şimdi titreyip kendimize gelme zamanıdır. Üzerimizde ki ölü toprağını atmanın zamanıdır. Halkı, ülkücü gençlik olarak uyandırma zamanıdır. Mücadelemize güçsüz, sabırsız, kısa zamanda iktidar umanlar katılmasın mücadelemiz uzun ve çetindir. Mücadelemizde karşımıza zorluklar ve tehditler çıkacaktır. Bunlara karşı güçlü sabırlı mücadele etmemiz gerekir. Mücadelemi z kutlu, mübarek olsun Allah-ı Teâlâ yar ve yardımcımız olsun. Allah Türk’ü korusun ve yüceltsin… (Âmin)
Gönderilme Tarihi :
29.03.2010 18:32:19
Gönderen
sivasli mazlum
Mesaj
Öncelikle akishaber sitesiyle tanistigimdan dolayi mutlulugumu belirterek baslamak istiyorum.Ben 33 yilini almanyada gecirmis,malulen emekli olmus,ayni sekilde esiminde hastaliktan emekli ve üc kiz cocuk babasi olan bir Türk vatandasiyim.Benim problemim,binlerce insan gibi aldatilmamiz ve magdur duruma düsürülmemiz.(HOLDINGZEDE)Asil üzüntümüz dindar gözüken ve yetim haklarini yedirmemdiyen bir basbakan ve arkadaslarinin,bizleri görmek istememeleri.Bu vesile ile duyurmak istedim.Selamlar
Gönderilme Tarihi :
17.03.2010 23:59:42
Gönderen
İbrahim Murad AKBAŞ
Mesaj
13.12.2009 tarihinde vefat eden babam, emekli Mülki İdare Amiri ve eski Belediye Başkanı İzzeddin AKBAŞ’ın tedavisi ile gerektiği gibi ilgilenmeyen, epikriz raporunu vermeyen hastayı sevk etmeyerek ambulans almamızı engelleyen, görevini ihmal eden Dr. Aysun ALP’ten ve Sakarya Yenikent Devlet Hastanesinde babamın geldiği gün 4 saat hiçbir işlem yapmayan acil servis personelinden, icapçı olduğu halde hastaneye gelmeyerek hastayı görmeden evinden ilaç yazan Dr. Fehmi ONAT'tan, babamın hastane mikrobu kapmasına neden olan yoğun bakım ünitesindeki görevlilerden ve hastane yetkililerinden 22.12.2009 tarihinde Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak şikayetçi oldum. Şikayetçi olduğum doktorların halen görevde olmaları nedeniyle bağlı bulundukları Mülki Amirin soruşturma izni gerektiğinden Adapazarı Kaymakamlığından Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma izni istemiştir. Adapazarı Kaymakamlığı da bir komisyon oluşturarak olayı incelemiştir. Ancak oluşturulan komisyon Milli Eğitim den bir okul müdürü ve bir doktordan ibaret olup ne yazık ki bu doktor şikayet edilen hastanenin Baştabip Yardımcısı Op. Dr. Hacı Hüseyin ÇEĞİLLİ olduğu tarafımca tespit edilmiştir. Bir okul müdürünün de sağlıkla ilgili bir konuda komisyonda olmasını da anlamış değilim. Bu oluşturulan komisyonun raporu da şikayetimle ilgisiz ve tutarsız bir şekilde, Yoğun Bakımın Ünitesinin mikroplu olduğunu kabul ediyor ve bunun çok normal bir şeymiş gibi yazısında bu mikrobun doğada ve hastanelerde yaygın olarak bulunduğu ifade edilmiş, halbuki Acinetobacter mikrobu sadece yoğun bakım servislerinde en sık rastlanan Gram negatif enfeksiyon etkenleri arasındadır. Acinetobacter türleri hastanelerde hem kuru hem nemli olmak üzere çeşitli yüzeylerde canlı kalarak hastane enfeksiyonlarının önemli bir kaynağını oluştururlar. Kaynak Vikipedi. Başka bir hastaneye götürülmek istendiğinde bunun sebebinin hastanın durumun risk taşıdığı nedeniyle uygun görülmediği belirtilmektedir. Bu gerekçeyle soruşturma izni verilmediği tarafıma bildirilmiştir. Ne yazıkki yoğun bakıma girmeden evvel en ufak risk bulunmayan babam yanlış tedavi sonucu riskli bir duruma düşürülmüştür. Bu durumda sorumluluk aldığımız halde ambulans bile verilmemiştir. Şikayetçi olduğumuz icapçı olduğu halde hastaneye gelmeyerek hastayı görmeden evinden ilaç yazan Dr. Fehmi ONAT'tın kaymakamlıkta kurulan komisyonda ismi bile nedense geçmemektedir.
Gönderilme Tarihi :
15.03.2010 17:37:44
Gönderen
Hakan Atmaca
Mesaj
Denizli Bisikletliler Derneği (DBD ) 13- 14 Mart 2010 tarihlerinde düzenledikleri bisiklet turunda Denizli' den Kuşadası' na pedal çevirdi. 9 üyenin katılımı ile gerçekleşen turda; gidiş bölümünde havanın güzel olması pedalşörlere büyük moral desteği oldu. Güzergah üzerindeki il, ilçe ve beldelerde molalar vererek turun tadını çıkaran DBD üyeleri Kuşadası' na takım ruhu ve bir bütünlük prensibi ile giriş yaptılar. Kuşadası içersinde de bisikletleriyle gezen DBD pedalşörleri "KUŞADASI'NDA TROL İSTEMİYORUZ İMZA KAMPANYASI " na da imzalarıyla destek verdiler. Geceyi otellerinde geçiren DBD üyeleri sabah kahvaltısının ardından tekrar bisikletlerine binerek yağışlı bir havada Kuşadasından ayrılıp Söke yolundan Denizli' ye dönüş yaptılar.
Gönderilme Tarihi :
15.03.2010 17:38:32
Gönderen
Hakan Atmaca
Mesaj
Selamlar, Denizli' de sosyal faaliyet amaçlı olarak "DENİZLİ BİSİKLETLİLER DERNEĞİ" ni kurduk. Amacımız tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde özellikle Denizli' de bisikleti sevdirmek. Her hafta sonları 40 km ile 120 km arası turlarımız olmaktadır. Derneğimiz 01-02-2010 tarihinde kuruldu. Ama yaklaşık 1 yıldır bu etkinliğimiz sürmektedir. 7 den 70 e tüm bisiklet severleri derneğimize bekliyoruz. Doğa turları, performans turları, gezi piknik turları olmak üzere farklı katagorlerimiz vardır. Ayrıca derneğimiz formalarına veya tişörtlerine reklam almaktayız( Dernek geliri üyelere daha iyi imkanlar sunmak için kullanılmaktadır). İrtibat numaralarımız ve adresimiz: Büro :0 258 263 06 61 Gsm : 0 553 304 35 55 facebook grup sayfası : http://www.facebook.com/group.php?gid=226365229387 e-mail: denizlibisiklet2010@hotmail.com
Gönderilme Tarihi :
27.02.2010 17:06:27
Gönderen
gurkan ersoy
Mesaj
slm bütün ülküm işciler dernegi arkadaslarıma ersoy ismini duymusunuzdur ben hüsamettin ersoyun yiyeniyim yiyeni olmam hicbirşey deniştirmez ben MHP liyim busene inşallah 3 hilal bayragımızı göklerde tasıyacagız bütün ülküm işciler derneyi üyelerine saygılar
Gönderilme Tarihi :
14.02.2010 21:46:21
Gönderen
ahmet balıca
Mesaj
Degerli arkadaşlarım .arada bir reklam koyarzanız memnun olurum ay nı işleri yapıyoruz.bir birbirimize desdek olmamız olur her zaman arkadaşalrım.saygılarımla. turgutlu as mehter En Özel ve En Güzel Günlerinizde, Festivallerde, Düğünlerde, Şölenlerde, Tarihin Sesi İle Coşup, Bu Kültür Mirası İle Özel Anlarınızı Değerlerinize Taşımak İçin Turgutlu AS Mehteran Bölüğü Hizmetinizde. Turgutlu iş bankası: hesap no. 3525-0576540 Ahmet balıca bskbaskan@hotmail.com www.turgutluasmehter.com Adres:Yılmazlar mah.muratdağı sok.no.18/4 MANİSA/TURGUTLU Tel:0236.3131330 0542.2720388 - 0539.4793197 TURGUTLU AS MEHTER YÖNETİM KURULU BAŞKANI AHMET BALICA
Gönderilme Tarihi :
12.02.2010 01:32:07
Gönderen
Ercan LEKA
Mesaj
•ONE MINUTE !!! Dinden imandan bahsediyor insanları sömürüyor iktidara geliyorsunuz.Başörtüsü diyorsunuz ,yasa değişikliğine muhalif parti olarak destek verdiğimiz halde gitmiyorsunuz.Birileri denizlide bastırdığı kitapçıklarda ALLAH(c.c)'ın bekçisi olarak,bir il başkanı da Peygamber olarak zikrediyor genel başkanınızı...Ama ne yapıyorsunuz diyen yok.Sayın vekilim OSMAN DURMUŞ gerçekleri söyleyince ayaklanıyor ve küstahça BOZKURTLARIN üzerine yürüyorsunuz...2002 den beri kandırdığınız YÜCE TÜRK MİLLETİNE DÖNÜP PEYGAMBER EFENDİMİZİ AŞAĞILADILAR deme cüretini gösteriyorsunuz...Aldatma Kandırma Politikalarınızı artık bu milletin yemeyeceğinin farkında olmanız sizlere daha çoooook abuk-subuk işler yaptıracaktır.Geldiğiniz 2002 den beri Balkanlarda,afganistanda,ırakta,filistinde,avrupada,azerbaycanda,Doğu Türkistanda,arabistanda,mekkede,v.s camiilerimiz yıkılırken,ezanlar susturulurken,son osmanlı kaleleri-eserleri yıkılırken,yüzbinlerce müslüman katledilirken,Hz.MUHAMMED (s.a.v) efedimizin karikatürleri çizilirken v.s BİRİLERİNİN ÜZERLERİNE YÜRÜME GÜCÜNÜ BULAMADINIZ MI İMAN DOLU SERHADLERİNİZDE ....." ONE MINUTE "....Saygılarımla... ALLAH(c.c)' a emanet olunuz....
Gönderilme Tarihi :
07.02.2010 20:30:54
Gönderen
Cemal Altıntaş
Mesaj
Tekel işçilerinin bu kara kış ayında Ankara’nın göbeğinde yapmış oldukları açlık grevine destek vermek için değildir. Onlar, yani Tekel işçileri sadece hakları ellerinden alınmış olan işçilerin değil, her geçen gün sıkıntıları biraz daha artan memurun, emeklinin, esnafın, çiftçinin, işsizin kısaca dar gelirli halkımızın haklı gururu ve onuru olmuşlardır… Bu sebepten ötürü Tekel işçilerine dernek olarak destek veriyor ve onların bu haklı mücadelesini saygıyla karşılıyoruz. Şimdi gelelim asıl sorumuza ve sorunumuza: Bir aydır mücadele vererek Tekel işçisinin tepki gösterdiği 4/C nedir? 4/C siz değerli kamuoyuna daha öncede bahsettiğimiz gibi 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’ncü maddesinin C bendini ifade etmektedir… Şöyle ki 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu 4/C’yi Geçici Personel başlığı altında şu şekilde tanımlamaktadır… ‘Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Dairesi’nin ve Maliye Bakanlığı’nın görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir.’ Kanun açık açık işçi sayılmayan kimselerdir diye ifade ederken biz ise ne olduğumuzu bilememekteyiz ve soruyoruz, işçi miyiz, memur muyuz, biz neyiz? 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu işçileri 4’ncü maddesinin D bendinde ifade etmektedir. Hükümetimiz her yıl başında bakanlar kurulunu toplayarak bizleri 10 aylık süre için işe almakta ve geriye kalan 2 aylık süreçte ücretsiz izin vererek sokağa bırakmaktadır. Burada bulunan herkesin bize hak verebilmesi için 1 dakikalığına da olsa şunu hayal etmelerini istiyorum. Bu bir ricadır… Lütfen… Yarından itibaren 10 aylık sözleşme imzaladınız ve 10 ay sonra yeni bir sözleşme imzalanıncaya kadar 2 ay ücretsiz boşluk verilecek sizlere… Bakınız bu 2 ay da ücret yok diyorum. Ev kiranız var, elektrik, telefon, su faturalarınız var, temel gıda ihtiyaçlarınız var… Bu boşluk verilen 2 aylık süreç içerisinde hiçbir ücret alamazken bütün bu giderleri nasıl karşılayacaksınız, nasıl geçineceksiniz ve nasıl yaşayacaksınız… İşte bu yaşam şartları altında ezilerek ruhsal bunalıma giren 13 özelleştirme mağduru 4/C’li arkadaşımız intihar ederek canlarına kıydılar… Diyeceksiniz ki 10 ay çalıştığınız dönemlerde ki maaşlarınızdan diğer boşta kaldığınız aylar için birikim yapın… Şunu da unutmadan ifade edelim ki mezuniyet derecesine göre 600 ila 800 Türk Lirası arasında maaş alan bir 4/C’li nasıl para biriktirebilsin… Bir de diyeceksiniz ki ek iş yapın o zaman… O da yasak ne yazık ki… Çünkü bizleri 657’ye tabi kılarak kadrolu memur arkadaşlarımız bilirler, dışarıda ek iş yapabilmemizi de engellemektedirler. Maaşlarımız dışında hiçbir ek gelirimizde bulunmamaktadır. 4/C statüsünde çalışırken mezuniyet derecenizin de hiçbir anlamı yoktur. İster tekniker olun, ister mühendis, ister işletmeci hatta ve hatta ister doktoranızı yapın. Yapacağınız iş sınıf süpürüp, tuvalet temizlemekten öteye gitmez. Ancak inisiyatif gösterildiğinde memurluk yaparsınız. Görevde yükselme sınavlarına dahi girebilme hakkınız yoktur. Şimdi soruyorum sizlere bütün bu olumsuz şartları, yaşam mücadelesini, sıkıntı ve ızdırapları gören, fabrikaları kapatılarak özlük ve sosyal hakları ellerinden alınan Tekel işçileri 4/C’ye neden tepki göstermesin? Neden haklarını aramasın? Bu mücadele onurlu ve gururlu Tekel işçilerinin ve özelleştirme mağdurlarının hak arama mücadelesidir.
Gönderilme Tarihi :
25.01.2010 23:36:30
Gönderen
asim-der
Mesaj
s.a sevgili özcan bey öncelikle bir ığdırlı olaraktan bizde gurur duyuyoruz sitemizi ziyaret etmişsiniz allah razı olsun bizde bir hemşeriniz olaraktan sitenize göz attım çok güzel olmuş emeğinize sağlık sizlerinde desteğini bekliyoruz bu konularda sitenizdede yer verirseniz seviniriz..Allaha emanet olun asim-der derneği
Gönderilme Tarihi :
19.01.2010 15:38:32
YAZARLAR
Son Eklenenler
Röportaj
Güzellik Uzmanı
Akishaber Özel
Gazeteler
Linkler
Bağ - Kur
Evden Eve Nakliyat
Dizayn Mimarlık
Elektrik Otomasyon
At Yarışı Sonuçları
Önemli Telefonlar
Acil Telefonlar
Belediyeler
Valilikler
Büyükelçilikler
T.C. Kimlik No
Vergi Kimlik No
Son Depremler
Uçak Seferleri
Telefon Faturası
Şans Oyunları
Gazeteoku.com
Gazeteoku.gen.tr
Dost Siteler
Raf Sistemleri
Abdülkadir Uslu
Av.Salih Erbeyin
Evden Eve Nakliyat
Dizayn Mimarlık
Elektrik Otomasyon
Asim - Der
Hasan Kallimci
Biz Dergisi
Habererk
Sabuncuoğlu
Kızılcabölük Haber
Gazili Bozkurtlar
Hakan Demir
Muğla Aktif Emlak
Firma Tanıtımları
Tek Raf Sanayi
Kuantum Mühendislik
Akıncı Sarrafiye
Astroloji
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Mail List
Türkü Evi
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar