Şikayetim Var
Özel Haberler
Haftanın Gündemi
Üyelik
Mutfak
Hava Durumu
Haftanın Okunanları
Çok Okunanlar
Yorumlananlar
Yazar Yorum Hattı
Evet mi ? Hayır mı ? Mehmet Yeşildağ
Şer Güçler : Evetçiler M. SALİH ÖZBEY
Hocaefendinin Yanlışı Celalettin MARZ
Şer Güçler : Evetçiler orhan kılıçoğlu
Şer Güçler : Evetçiler M SALİH ÖZBEY
Anket

Referandumda Ne Diyeceksiniz ?

Evet(33%)
Hayır(56%)
Karasız(9%)

 
11633 kişi oyladı.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Buğra Başkurt
Devlet Yönetimi...
19.02.2010 00:11:39

 

DEVLET YÖNETİMİ ve YUNUS’UN DİLİ!

 

“Söz ola kese savaşı/ Söz ola kestire başı/ Söz ola ağulu aşı/ Bal ile yağ ede bir söz”

Yunus’un dili bu…

Siyasetçilerin Yunus diliyle konuşabilmeleri için, önce Yunus’un manevi dünyasına nüfuz etmeleri gerekiyor.  Birkaç mısralık söz aktarmakla Yunus gibi olduğunu kimse iddia edemez!

Çünkü Yunus gibi olmak, yetmiş iki millete bir gözle bakmayı gerektirir. İktidar olduğunda, kendi zenginini, kendi basınını, kendi yargıcını, kendi güvenlik birimini oluşturmayı haram kılar.  “Elif okuduk ötürü/ Pazar eyledik götürü/ Yaratılmışı  hoş gördük/  Yaradan’dan ötürü”

Sözlerini tekrarlamakla  Yunus yüceliğine ulaşamazsınız. Zira, sizi eleştirenlere de kendi evlatlarınız veya ailenizin bir parçası gibi bakmak zorundasınız.

Öfkesini yenemeyenlerin  Yunus’luğa özenmesi hayalden öte geçmez. Çünkü  Yunus, önce öfkesini yenmek için kırk yıl dergaha dosdoğru odun taşımayı göze alabilmiş bir er kişi…

Sana ibret gerek ise gel göresin bu sinleri/ Ger taş isen eriyesin bakıp göricek bunları/

Şunlar ki çoktur malları gör ni’coldu halleri/ Sonucu bir gömlek giymiş onun da yoktur yenleri/  Kanı mülke benim diyen köşkü saray beğenmeyen/  Şimdi bir evde yatarlar taşlar olmuş üstünleri/

Bunlar bir vakt beyler idi  Kapıcılar korlar idi/ Gel şimdi gör bilmeyesin bey kangıdır ya kulları / Ne kapı vardır giresi ne yemek vardır yiyesi/ Ne ışık vardır göresi dün olmuştur gündüzleri…

Metinde geçen “sin” sözü,  Türkçe “mezar” demektir.

Yunus, eninde sonunda mezara girmesi kaçınılmaz olan insanoğlunun bu dünyada boşuna hırslanmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Oysa Türkiye’de ne yazık ki, siyasetle uğraşmanın birinci  şartı hırstır. Oysa hırs Hacı Bektaş-ı Veli’ye göre şeytani bir  kavramdır. Hırslı olmak, aynı zamanda  öfkesine  yenik düşmek gibi bir sonuç doğurmaktadır.

Bakınız Yunus ne diyor: Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri

İsteyene ver onları bana seni gerek seni…

Yunus,Allah rızasından başka bir şey istemiyor. Türkiye’de iktidarı ele geçirenlerin dünyalık isteklerine sınır  koyabilir misiniz?

İktidara gelenlerin iktidar olmadan önceki mal varlıklarıyla iktidardan sonraki mal varlıklarındaki akıl almaz değişiklikleri hangi siyasetçi, nasıl izah edebilir?

Bazı siyasetçilerin siyaset yüzünden baba mirasını da elinden çıkarmak zorunda kalması,  Türkiye’deki siyasetçi ortalamasının davranışını değiştirmeye yetmez.

Bırakınız Yunus’un  bu dünyadan hiçbir beklentisi olmayan tokgözlü tavrını, biz biraz da İslam Halifelerinden örnek verelim:

Hz. Ebu Bekir’in devlet başkanı olarak ilk hutbesi: “Ey insanlar! Size halife oldum.Ama bu sizden daha hayırlı olduğumu göstermez. Doğruluktan ayrılırsam beni düzeltin. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. İçinizde zayıf olan, hakkını alıncaya kadar benim yanımda kuvvetlidir. İçinizde kuvvetli olan ise, başkasının ondan hakkını alıncaya kadar zayıftır. Bir millet Allah yolunda cihattan vazgeçerse, Allah’ın gazabına uğrar, perişan olur. Bir millette kötülük yaygın ve revaçta olursa, Allah o milleti belaya düşürür. Allah ve resulüne itaat ettiğim sürece, bana itaat edin. Bu itaattan ayrılırsam, artık sizin üzerinizde itaat görevi kalmaz. Buyurun namaza kalkalım. Allah’ın rahmeti üzerinize olsun.”  Türk milleti, ülkemizde yaşananları ve bu olaylar karşısında  yönetme yetkisini kullananların yaklaşımlarını Hz. Ebu Bekir’in  kendini bağladığı şartlarla kıyaslasın.

Bugün ashaptan biri Türkiye’deki yöneten ve yönetilenleri görse, bizi  ve ülkemizi nasıl tanımlar dersiniz?!?

Hz Ömer’in bir hutbesinde söylediklerine bakınız: “hilafeti üzerime almış olmam, inşallah ahlakımdan hiçbir şey değiştirmeyecektir. Azamet ve şan Yüce Allah’a mahsustur. Kulların büyüklenmekte hiçbir hakkı yoktur. Biriniz, Ömer halife olalı değişti demesin, hakkı nefsimden önce düşünürüm.”

Türk milleti yıllardır, hakkı nefsinden önce düşünen yöneticiler beklemektedir.

Bizde yönetmeye talip olanlar, iktidara gelmeden önce  yunus gibi görünüyorlar, iktidarda ise Haccac gibi!...   suç onları böyle gözlemleyen millette mi yoksa iktidardakilerde mi?

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!

 

Bu yazı toplam 2661 defa okunmuştur
YAZARLAR
Son Eklenenler
Röportaj
Güzellik Uzmanı
Akishaber Özel
Gazeteler
Linkler
Bağ - Kur
Evden Eve Nakliyat
Dizayn Mimarlık
Elektrik Otomasyon
At Yarışı Sonuçları
Önemli Telefonlar
Acil Telefonlar
Belediyeler
Valilikler
Büyükelçilikler
T.C. Kimlik No
Vergi Kimlik No
Son Depremler
Uçak Seferleri
Telefon Faturası
Şans Oyunları
Gazeteoku.com
Gazeteoku.gen.tr
Dost Siteler
Raf Sistemleri
Abdülkadir Uslu
Av.Salih Erbeyin
Evden Eve Nakliyat
Dizayn Mimarlık
Elektrik Otomasyon
Asim - Der
Hasan Kallimci
Biz Dergisi
Habererk
Sabuncuoğlu
Kızılcabölük Haber
Gazili Bozkurtlar
Hakan Demir
Muğla Aktif Emlak
Firma Tanıtımları
Tek Raf Sanayi
Kuantum Mühendislik
Akıncı Sarrafiye
Astroloji
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Mail List
Türkü Evi
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar