Şikayetim Var
Özel Haberler
Haftanın Gündemi
Üyelik
Mutfak
Hava Durumu
Haftanın Okunanları
Çok Okunanlar
Yorumlananlar
Yazar Yorum Hattı
Anket

Referandumda Ne Diyeceksiniz ?

Evet(33%)
Hayır(56%)
Karasız(9%)

 
11626 kişi oyladı.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Final’den Muhteşem Konferans
17.01.2010
Final Dergisi Dershaneleri ve Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ortaklaşa düzenledikleri konferansta Prof.Dr.Doğan Cüceloğlu’nu Denizli ile buluşturdular.EGS Kongre Kültür Merkezi Konferans Salonunda gün boyu devam etti.

Final Dergisi Dershaneleri öncülüğünde Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğünün de katkılarıyla Denizli’ye gelen Prof.Dr.Doğan Cüceloğlu Pazar günü iki seansta olmak üzere Denizlililere ve Final Dergisi Öğrenci velilerine ‘’ Başarıya Götüren Aile’’ konusunda verdiği bilgilerle doyumsuz bir konferansın arkasından öğlen proğramında da bine yakın Öğretmene de ‘’Eğitimde Liderlik’’ konusunu anlattı.

 

Prof.Dr.Doğan Cüceloğlu’nun konuşmasından önce Denizli İl Milli Eğitim Müdürü açılış konuşmasını yaptı.Yaklaşan sınavlarda öğretmen ve öğrenci velilerimize büyük görevler düştüğünü ve sınava girecek evlatlarımıza anlayışlı davranmalarını tavsiye eden İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Oğuz,Final Dergisi Dershaneleri Denizli Yetkilisi Sadi Söztekin’e teşekkür etti…

 

Final Dergisi Dershaneleri Öğretmenlerinden Hurisel Kavaklı Porf.Dr.Doğan Cüceloğlu’nun kısa bir biyografisini dinleyiciler okuduktan sonra mikrofona gelen Cüceloğlu konferansına espirilerle başladı.Prof.Cüceloğlu’nun sempatik hareketleri ve halk diliyle konferansa başlaması da ayrıca anlattıklarına renk kattı.Konferansın sabah bölümünde öğrenci ve öğrenci velileri ile bir araya gelen Cüceloğlu,sınavlar hakkında önemli bilgiler verdi.Hayatın zaten bir sınav olduğunu ve herkesin günün neredeyse yarısında sınavda olduğunu söyledi.Öğrencileri başarıya götüren en önemli etkenin aile olduğunu dile getiren Cüceloğlu başarının sırlarını da sıraladı.Konferansını verirken zaman zaman espirilerle süslerken tam bir halk tipi Profesör olduğunu da ispatlamış oldu.Prof.Cüceloğlu sınavlara katılacak öğrencilerin velilerine altın değerinde tavsiyelerde bulundu.

 

Slayt gösterileriyle tavsiyeleri anlatırken

 

-          Kendini tanımak

-          Hedef belirlemek

-          Plan yapmak

-          Disiplinli çalışmak

-          Zamanı iyi değerlendirmek

-          Verimli çalışmak

-          Kendisine güven duymak ve gönlünün muradına ermek için çok çalışmak ve zamanı iyi kullan gerektiğini belirtti.Öğrencinin bunları yapması halinde başarıyı yakalayacağını belirten Cüceloğlu velilere de öğütlerde bulundu.Çocuklarımızla arkadaş gibi davranın ve asla onlara sen bilmezsin demeyin.Unutmayın ki çocuk doğduktan tam 6 saat sonra beyni kayda başlıyor.Çocuklarınızı önemseyin onları ciddiye alın ve dinleyin.Çocukların başarısında ilk gelen ailedir.Anne baba ilişkileri de çocuğun gelişmesinde çok önemli.Çocuğunuzun başarılı olması için aileye önemli roller düşüyor.Önce okul başarısı sonra meslek başarısı ve hayat başarısı olarak sıralanabilir.dedi.Ailedeki eşler dengesi çocoğun gelişmesinde çok önemlidir.Başarılı bir insanın yaptığı her şey ibadettir.Özellikle öğretmenlerin ve anne babaların eseri olan çocuklarımız mesleklerinde de başarılı olmaları için ebeveynlerin gençlerle ve çocukları ile arkadaşlık etmelerini de önerdi.Sabah programında Prof.Cüceloğlu’nu dinleyen öğrenci velilerinin yaptıkları açıklamalarda Öncelikle Final Dergisi Dershaneleri Denizli İl temsilcisi Sadi Öztekin’e teşekkür ettiler…

 

 Konferansın ikinci bölümüne öğleden sonra başlayan Prof.Cüceloğlu bine yakın öğretmenle de sohbet etti anılarını anlatırken yapmaları gerekenleri ve öğrenciyi tanıma teknikleri hakkında bilgiler verirken sohbet aralarına sıkıştırdığı espirilerlede dinleyicileri gülmekten kırıp geçirdi.Özellikle çalan cep telefonlarına takan Cüceloğlu,bir anısını anlatırken;konferanslarımda çalan telefonlara kızmıyorum çünkü Ankara’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığında verdiğim bir konferansta sürekli çalan bir telefon olduğunu ve hiç susmadığını görünce Kuvvet Komutanına şu telefonu kapatır mısınız deyince komutanda benim çantamı göstermez mi,işte o gündür bugündür çalan telefonlara kızmıyorum çünkü sürekli çalan benim telefonundu.Ama kapatırsanız da memnun olurum deyince salondaki dinleyiciler gülmekten kırıldı…Her iki konferansın sonunda kendisine takdim edilen teşekkür çiçeklerini İl Müdürü Mahmut Oğuz ve Sadi Öztekin’den aldı.Okuyucu ve dinleyicileri ile kısa kısa sohbetler eden Cüceloğlu hayranları ile fotoğraflar çektirdi.Kitaplarından imzaladı.Mütevazi ve halk tipi olmasıyla da takdir toplayan Prof.Dr.Doğan Cüceloğlu Denizli’den ayrıldı.Konferansa katılan Öğretmenler ve öğrenci velileri Final Dergisi Dershanesi Yöneticisi Sadi Özekin’e şükranlarını belirterek ayrıldılar.

 

Prof.Dr.Doğan CÜCELOĞLU Kimdir ?

 

On bir çocuklu bir ailenin on birinci çocuğu olarak Mersin’in Silifke kasabasında doğmuşum. On yaşındayken annemi kaybettim ve ölümün ne demek olduğunu anladım: artık onu bir daha hiç göremeyecek, dokunamayacak, naz edemeyecektim.

Silifke’de en yüksek dereceli okul olan ortaokulu bitirdikten sonra subay olan ağabeylerimin yanında Ankara ve Kırklareli’nde okudum ve Kırklareli Lisesi’nden mezun oldum. Kırklareli lisesinde ilk aşk şiirimi yazdım. Ankara Atatürk Lisesi’nde edebiyat ve kompozisyon öğretmenim olan Cahit Okurer bir gün ne olmak istediğim sordu; mühendis olmak istediğimi söyledim. Bilim adamı olmak istemez misin, dedi. Onun etkisi altında İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’ne yazıldım ve oradan mezun olduktan sonra ABD’de Illinois Üniversitesi’nde doktoramı yaptım. Uzmanlık alanım iletişim psikolojisidir.

Amerika’da doktora öğrencisiyken, benim gibi doktora öğrencisi olan Kaliforniya’da doğmuş büyümüş Emily ile tanıştım ve evlendim. On bir yıl süren evliliğimizde üç çocuğumuz oldu: Ayşen, Elif ve Timur.

Evlendiğimde ne kendimi tanıyormuşum, ne de evliliğin ne olduğunu. Silifke’de büyürken çevremde gördüğüm evlilik, koca, baba modelleriyle Kaliforniya’da büyümüş feminist bir Amerikalı kıza kocalık yapmaya çalıştım. Sonuç: hem ben çok ıstırap çektim hem de Emily’e acı çektirdim. Benim şimdi yüreğimi en çok yakan çocuklarıma verdiğim acılar. Onlardan dört yıl ayrı yaşadım.

Yaşadığım acılar her şeyi bilmediğimi, öğrenmem gereken çok şey olduğunu gösterdi ve yalnız bilgi yönünden değil, insan olarak gelişmem gerektiğine ikna oldum.

Kendimi geliştirme süreci içinde kitap yazmaya başladım; ilk kitabım İnsan İnsana bu sürecin ilk ürünüdür. Gelişim süreci içinde kazandıklarımı kitaplar yoluyla paylaşmaya devam ediyorum.

Amerika’daki görevimden emekli olup ayrıldıktan sonra Türkiye’de kitap yazmayı sürdürdüm. Kitap yazmanın yanı sıra konferanslar ve seminerler verdim, televizyon programlarına başladım.

Şu devrede önceliğim kitap yazmak. Şu ana kadar kendi yazdığım onbir kitap var, bunlar hakkında kitaplar bölümünde bilgi alabilirsiniz. Bir de benim yaşamımın anlatıldığı, Canan Dila tarafından yazılmış bir kitap:
 

Hepimiz birbirimizin yaşamlarımızın çatlak ve aralıklarında yaşarız; her şey, görebilseydik sanırım şaşkınlıktan dilimiz tutulurdu diye yazmıştı Murdoch yıllar önce Ağ’ında. Ki, altını döne döne çizmiş olduğum bu satırları, henüz hazırlanmakta olan bu kitabın 2003 güzünde yayımlanan tanıtım metnine de taşımıştım. Altına da; “Kalemimin ucuna bırakıverdi hayatını. Bütün içtenliğiyle. Gizlisiz, saklısız… ‘Tanıyanlar’ şaşıracaklar evet, ama ‘doğduğundan beri tanıyanlar’ın sanırım şaşkınlıktan dilleri tutulacak. Kocaman bir sürpriz var onlara” diye yazmıştım. Eklemeliyim; “tanıyanlar”ın ve “yakından tanıyanlar”ın şaşkınlığı, o hayat öyküsünü aktaranın; “insan ve davranışı”nı konu alan bir bilim dalında insanı aramak üzere yola koyulanın, yolu üzerinde kendi kendisiyle çarpışıp da kendine rastlaması ve sonrası sırasında duyduğu şaşkınlığın yanında hiç kalır. Anlattığı, bu toprağın çocuklarından birinin, önce kendi aynasında, sonra uzak bir kıtada, Amerika’da, farklı bir kültürün aynasında bıraktığı görüntüde kendini ve kültürünü fark etmesinin kahkaha ve gözyaşı dolu öyküsüydü…

Anlatan, burada ve orada, 45 yılını psikoloji bilimine vermiş biri olunca, anlatılan da sadece o aynadaki görüntüyü aktarmaktan, sergilemekten ibaret kalamazdı elbette. “Fark ediş”ti anlatılacak olan… (Sadece birbirimizin değil), nasıl? kendi yaşamlarımızın “da” çatlak ve aralıklarında yaşıyor, yaşayabiliyor olduğumuzdu sergilenecek olan. Anlattı. Hayat öyküsünde… “İnsanlık hali” dile geldi. “Burada” ve “orada”…

“Ya… o?” sorusuna iki ciltlik bir yanıt.

 

NOT : KONFERANSTA ÇEKİLEN FOTOĞRAFLARIN ORİJİNALLERİNİ FİNAL DERSHANESİNDEN ALABİLİRSİNİZ...

 

AKİSHABER ÖZEL

Bu haber toplam 11991 defa okunmuştur.
Kültüre Hizmet Budur
Arzu
Bu kültür hizmetini bu kadar detaylı haber yapan akishabere önce teşekkür ederim.Bu hizmeti denizliye getiren final dergisi yöneticilerini kutlarım.Benim çocuğum başka dershanede ama finali kutlarım o gün bende bu konferansa katıldım ve çok bilgilendirildim,bir eğitimci olarak çok eksiğim olduğunuda gördüm.Finale ve akishabere tekrar teşekkür ederim.
07.02.2010 22:12:52
teşekkür
oguz merde
akis gazatesine bu tür haberlere geniş yer verdiği için çok teşekkür ederim.
18.01.2010 10:31:44

Facebook'ta Paylaş


YAZARLAR
Son Eklenenler
Röportaj
Güzellik Uzmanı
Akishaber Özel
Gazeteler
Linkler
Bağ - Kur
Evden Eve Nakliyat
Dizayn Mimarlık
Elektrik Otomasyon
At Yarışı Sonuçları
Önemli Telefonlar
Acil Telefonlar
Belediyeler
Valilikler
Büyükelçilikler
T.C. Kimlik No
Vergi Kimlik No
Son Depremler
Uçak Seferleri
Telefon Faturası
Şans Oyunları
Gazeteoku.com
Gazeteoku.gen.tr
Dost Siteler
Raf Sistemleri
Abdülkadir Uslu
Av.Salih Erbeyin
Evden Eve Nakliyat
Dizayn Mimarlık
Elektrik Otomasyon
Asim - Der
Hasan Kallimci
Biz Dergisi
Habererk
Sabuncuoğlu
Kızılcabölük Haber
Gazili Bozkurtlar
Hakan Demir
Muğla Aktif Emlak
Firma Tanıtımları
Tek Raf Sanayi
Kuantum Mühendislik
Akıncı Sarrafiye
Astroloji
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Mail List
Türkü Evi
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar