12 Eylül öncesi alevi-sünni çatışmasının olduğu yerlerden oy almışız… Çatışma bitmiş oy oranımız düşmüş!.. Açılım başarılınca MHP ve BDP tarih olacakmış!..
Büyük sosyal bilimci Hüseyin Çelik böyle buyurmuş… Muhtereme sormak lâzım:
Peki Hüseyin Bey, Bingöl’de ne çatışması vardı? Elâzığ’da, Konya’da, Kayseri’de, Çankırı’da, Yozgat’ta?
12 Eylül öncesinde buralardaki oy oranlarını bir tahlil ediniz bakalım…
12 Eylül öncesinin Kastamonu Ülkü Ocakları Başkanı, bugün parti arkadaşınız olan Sayın Başesgioğlu’na bir sorunuz: Kastamonu gibi Türkiye’nin en homojen ve sakin şehrinde ülkücülerin durumu neydi?
MHP çatışmadan besleniyormuş!.. Öyle mi?
*****
Sayın sabık Bakan’ın MHP kaşıntısı yeni değil… Daha evvel de zatıalileri kandan beslendiğimizi yumurtlamışlardı… Esasen bir şekilde ülkücü hareketin ekmeğini yiyenler, karşı cepheye geçtiklerinde yoğun bir kaşıntıya maruz kalıyorlar…Hüseyin Çelik Bey büyük ihtimalle akademik kariyer yaparken ülkücü hocalardan hizmet almıştır!.. Yoksa bu kini başka türlü açıklamak ne mümkün!..
****
Utanmazlar, bulmuşlar işin kolayını, kürtçülere alenen saldırmak işlerine gelmiyor ya, bizi de eklemlendirecekler işin içine… Sonra memleketlerine gittiklerinde ‘MHP’ye de çatmış olmak’ rahatlatacak kendilerini!..
“Bizimkilere neden saldırıyorsun” sorusuna karşın kürtçü kardeşlerine verecek bir cevap lâzım ne de olsa…
İşin içine MHP’yi de katacak ki, ”kıvırma”da kullansın!..
****
Önce bir tespitte bulunalım:
İdeolojik mahiyetli hareketler, bunalım dönemlerinde içeriklerden kaynaklanan bir cazibe oluşturur ve bunalımın mahiyeti ile doğru orantılı bir içeriğe sahip idelojiler mesafe alırlar…
Yığınlar, ideolojileri kitaplardan algılayamazlar çünkü, karşılaştıkları olaylar karşısında içine düştükleri kaygının karşılığını buldukları ideolojik hareketlere karşı içlerinde sempati oluşur ve sonuçta o kitleler ideolojiyle buluşurlar…
Türkiye’de de olan budur… İnsanımız, ülke bütünlüğü ve çocuklarının geleceği noktasında endişeye düşmüştür… Bu endişenin sebebi tabii ki, ülkedeki terör ve sokaklardaki taşkınlıklardır… Halk bizzat müşahade ettiği bu gelişmeler ışığında, MHP’ye, geçmiş mücadelesi, haldeki duruşu ve ortaya koyduğu tavır sebebiyle yakınlaşmıştır…
Ancak, bu tespitten çıkan sonuç : “MHP’yi çatışmalar büyütür” olmasa gerek… Eğer buna muhakkak bir isim koymak gerekiyorsa, “bekâ kaygısı” uygun bir isim olur..
Ancak bazı ülküdaşlarımız da bu söylemden etkileniyorlar. “Biz bir şey yapmıyoruz konjonktür bizi yükseltiyor” gibi anlamsız bir saplantıya düşüyorlar…
MHP gibi bir partinin, bunalım dönemlerinde pirim yapması kadar doğal bir şey olabilir mi? Zaten MHP’yi doğuran şartlar olağanüstü şartlardı... Bunda da gocunacak bir şey yok…
Mete, Tuğrul Bey, Osman Gazi ve Atatürk’ü tarih sahnesine çıkartan ne ise Alparslan Türkeş için de bu geçerlidir… Dolayısıyla MHP için de…
*****
Bu sebeple, ülküdaşlarımız “ bizi konjonktür yükseltiyor” diyerek dertlenecekleri yerde, konjonktürün neden bizi yükselttiğine kafa yormaları daha doğru olur… “Türkiye’de neler oluyor da biz yükseliyoruz” ve tekraren ifade edersek “neden biz yükseliyoruz?”
Unutmayalım ki, çoğu parti konjonktürel olarak büyür… 28 Şubat gelişmeleri, Amerika’nın Irak’ı işgal plânları ve ekonomik düşüş yaşanmasaydı AKP mi olurdu?
Daha geriye gidersek, 27 Mayıs ve 12 Eylül olmasaydı Demirel ve Özal olur muydu?
Bugün Türk milletinin içine düştüğü “bekâ kaygısı” onları MHP’ye yönlendiriyorsa, bu bizler için özür değil, iftihar vesilesi olmalıdır…
Teşkilât yöneticilerimize ve Genel Başkan’ımıza da haksızlık yapmayalım… Hareketi tek parça olarak ayakta tutabilmiş olmanın ve ortaya konulan “duruş”un, bu yönlenmede hatırı sayılır bir etkisi olduğu açıktır…
“Duruş” tek başına yeterli mi? Bu tartışılır… “Gelişmeler yeterince değerlendiriliyor mu?” Sorusu da…
****
Ne terör ne çatışma…
Sadece şuurun uyanışıdır söz konusu olan… Millet ayağa kalkıyor…
Milli şuurdan yoksunların MHP’de siyasi gelecek görememelerinin bir sebebi de bu körlük…
Onlara söylenecek tek şey vardır: MHP Türkiye’nin geleceğidir…
Ve tek rakibi vardır: Kendisi…
Ayrıca tek alternatifi : Daha iyi MHP…
Suat BAŞARAN - HABERERK
Bu haber toplam 623 defa okunmuştur.