Şikayetim Var
Özel Haberler
Haftanın Gündemi
Üyelik
Mutfak
Hava Durumu
Haftanın Okunanları
Çok Okunanlar
Yorumlananlar
Yazar Yorum Hattı
Anket

Referandumda Ne Diyeceksiniz ?

Evet(33%)
Hayır(56%)
Karasız(9%)

 
11626 kişi oyladı.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MHP Çatışmalardan Besleniyormuş!
15.01.2010
Utanmazlar, bulmuşlar işin kolayını, kürtçülere alenen saldırmak işlerine gelmiyor ya, bizi de eklemlendirecekler işin içine

12 Eylül öncesi alevi-sünni çatışmasının olduğu yerlerden oy almışız… Çatışma bitmiş oy oranımız düşmüş!.. Açılım başarılınca MHP ve BDP tarih olacakmış!..

Büyük sosyal bilimci Hüseyin Çelik  böyle buyurmuş… Muhtereme  sormak lâzım:

Peki Hüseyin Bey, Bingöl’de ne çatışması vardı? Elâzığ’da, Konya’da, Kayseri’de, Çankırı’da, Yozgat’ta?

12 Eylül öncesinde buralardaki oy oranlarını bir tahlil ediniz bakalım…

12 Eylül öncesinin Kastamonu Ülkü Ocakları Başkanı, bugün parti arkadaşınız olan Sayın Başesgioğlu’na bir sorunuz: Kastamonu gibi Türkiye’nin en homojen ve sakin şehrinde ülkücülerin durumu neydi?

MHP çatışmadan besleniyormuş!.. Öyle mi?

*****

 Sayın sabık Bakan’ın MHP kaşıntısı yeni değil… Daha evvel de zatıalileri kandan beslendiğimizi yumurtlamışlardı… Esasen bir şekilde ülkücü hareketin ekmeğini yiyenler, karşı cepheye geçtiklerinde yoğun bir kaşıntıya maruz kalıyorlar…Hüseyin Çelik Bey büyük ihtimalle akademik kariyer yaparken ülkücü hocalardan hizmet almıştır!.. Yoksa  bu kini başka türlü açıklamak ne mümkün!..

****

Utanmazlar, bulmuşlar işin kolayını, kürtçülere alenen saldırmak işlerine gelmiyor ya, bizi de eklemlendirecekler işin içine… Sonra memleketlerine gittiklerinde ‘MHP’ye de çatmış olmak’ rahatlatacak kendilerini!..

“Bizimkilere neden saldırıyorsun” sorusuna karşın kürtçü kardeşlerine verecek bir cevap lâzım ne de olsa…

İşin içine MHP’yi de katacak ki, ”kıvırma”da kullansın!..

****

Önce bir tespitte bulunalım:

İdeolojik mahiyetli hareketler, bunalım dönemlerinde içeriklerden kaynaklanan bir cazibe oluşturur ve bunalımın mahiyeti ile doğru orantılı bir içeriğe sahip idelojiler mesafe alırlar…

Yığınlar, ideolojileri kitaplardan algılayamazlar çünkü, karşılaştıkları olaylar karşısında içine düştükleri kaygının karşılığını buldukları ideolojik hareketlere karşı içlerinde sempati oluşur  ve  sonuçta o kitleler ideolojiyle buluşurlar…

Türkiye’de de olan budur… İnsanımız, ülke bütünlüğü ve çocuklarının geleceği noktasında endişeye düşmüştür… Bu endişenin sebebi tabii ki, ülkedeki terör ve sokaklardaki taşkınlıklardır… Halk bizzat müşahade ettiği bu gelişmeler ışığında, MHP’ye, geçmiş mücadelesi, haldeki duruşu ve ortaya koyduğu tavır sebebiyle  yakınlaşmıştır…

Ancak, bu tespitten çıkan sonuç :  “MHP’yi çatışmalar büyütür”  olmasa gerek… Eğer buna muhakkak bir isim koymak gerekiyorsa,  “bekâ kaygısı” uygun bir isim olur..

Ancak  bazı ülküdaşlarımız da bu söylemden etkileniyorlar. “Biz bir şey yapmıyoruz konjonktür bizi yükseltiyor” gibi anlamsız  bir saplantıya düşüyorlar…

MHP gibi bir partinin, bunalım dönemlerinde pirim yapması kadar doğal bir şey olabilir mi? Zaten MHP’yi doğuran şartlar olağanüstü şartlardı... Bunda da gocunacak bir şey yok…

Mete, Tuğrul Bey, Osman Gazi ve Atatürk’ü tarih sahnesine çıkartan ne ise Alparslan Türkeş için de bu geçerlidir… Dolayısıyla MHP için de…

*****

Bu sebeple, ülküdaşlarımız  “ bizi konjonktür yükseltiyor” diyerek dertlenecekleri yerde, konjonktürün neden bizi yükselttiğine kafa yormaları daha doğru olur…  “Türkiye’de neler oluyor da biz yükseliyoruz”  ve tekraren ifade edersek “neden biz yükseliyoruz?”

Unutmayalım ki, çoğu parti konjonktürel olarak büyür… 28 Şubat gelişmeleri, Amerika’nın Irak’ı işgal plânları ve ekonomik düşüş yaşanmasaydı AKP mi olurdu?

Daha geriye gidersek, 27 Mayıs ve 12 Eylül olmasaydı Demirel ve Özal olur muydu?

Bugün Türk milletinin içine düştüğü “bekâ kaygısı” onları MHP’ye yönlendiriyorsa, bu bizler için özür değil, iftihar vesilesi olmalıdır…

Teşkilât yöneticilerimize ve Genel Başkan’ımıza da haksızlık yapmayalım… Hareketi tek parça olarak ayakta tutabilmiş olmanın ve ortaya konulan “duruş”un, bu yönlenmede hatırı sayılır bir etkisi olduğu açıktır…

 “Duruş” tek başına yeterli mi?  Bu tartışılır… “Gelişmeler yeterince değerlendiriliyor mu?” Sorusu da…

****

Ne terör ne çatışma…

Sadece şuurun uyanışıdır söz konusu olan… Millet ayağa kalkıyor…

Milli şuurdan yoksunların  MHP’de siyasi gelecek görememelerinin bir sebebi de bu körlük…

Onlara söylenecek tek şey vardır: MHP Türkiye’nin geleceğidir…

Ve tek rakibi vardır: Kendisi…

Ayrıca tek alternatifi : Daha iyi MHP…

Suat BAŞARAN - HABERERK

 

 

Bu haber toplam 623 defa okunmuştur.

Facebook'ta Paylaş


YAZARLAR
Son Eklenenler
Röportaj
Güzellik Uzmanı
Akishaber Özel
Gazeteler
Linkler
Bağ - Kur
Evden Eve Nakliyat
Dizayn Mimarlık
Elektrik Otomasyon
At Yarışı Sonuçları
Önemli Telefonlar
Acil Telefonlar
Belediyeler
Valilikler
Büyükelçilikler
T.C. Kimlik No
Vergi Kimlik No
Son Depremler
Uçak Seferleri
Telefon Faturası
Şans Oyunları
Gazeteoku.com
Gazeteoku.gen.tr
Dost Siteler
Raf Sistemleri
Abdülkadir Uslu
Av.Salih Erbeyin
Evden Eve Nakliyat
Dizayn Mimarlık
Elektrik Otomasyon
Asim - Der
Hasan Kallimci
Biz Dergisi
Habererk
Sabuncuoğlu
Kızılcabölük Haber
Gazili Bozkurtlar
Hakan Demir
Muğla Aktif Emlak
Firma Tanıtımları
Tek Raf Sanayi
Kuantum Mühendislik
Akıncı Sarrafiye
Astroloji
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Mail List
Türkü Evi
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar
Ayrıntılar